NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın
2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

11 Eylül 2007

Yrd. Doç. Dr. Özgür Oktel - Bilkent Üniversitesi, Fizik Bölümü

Sayın Yılmaz ve ÇOMÜ nün intihalle suçlanan diger hocaları,

Ben Bilkent Üniversitesi Fizik bölümünde yoğun madde fiziği üzerine çalışan bir yardımcı doçentim. Genel Relativite ve kozmoloji ile ilgili bilgim ise Doktora sırasında aldığım bir ders ve dinlediğim konuşmalarla sınırlıdır. Hakkınızdaki intihal iddalarının doğru olup olmaması aslında direk olarak beni ilgilendirmese de intihal iddalarına yazdığınız cevaptan sonra sizlerin makalelerinizi daha yakından inceledim, bu incelememin sonuçlarını hem sizle hem de cevap yazısını gönderdiğiniz bölümümdeki arkadaşlarımla paylaşmak istedim.

Öncelikle verdiğiniz intihal tanımında 'başkasının yaptığı işi kısmen veya tamamen kendisininmiş gibi sunmak' olduğunu hatırlatayım. İntihalin tanımı ve nelerin intihal sayıldığı pek çok kurumun ve derginin web sitesinde var. Nelerin intihal kapsamına girdiğinin kısa bir tanımını ben de Purdue üniversitesinin web sitesinden aldım: (http://owl.english.purdue.edu/owl/resource/589/02/)

There are some actions that can almost unquestionably be labeled plagiarism. Some of these include buying, stealing, or borrowing a paper (including, of course, copying an entire paper or article from the Web); hiring someone to write your paper for you; and copying large sections of text from a source without quotation marks or proper citation.

Ben grubunuzun hem intihalle suçlanan hem de suçlanmayan yayınlarına baktım, ikisinden de birer örnek vermek istiyorum:

1) I. Yilmaz, A Kucukarslan ve S. Ozder (Arxiv de olmayan, intihalle suçlanmamiş bir makale, grubunuzun bulabildiğim en yeni yayını) International Journal of Modern Physics A Vol. 22, No. 12 (2007) 2283–2291

Bu makale arxiv de olmadığı için maila ekledim. Makalenin cümlelerini google scholar ile aratınca karşıma şunlar çıktı, merak eden herkes bakabilir:

1a) Makalenin ilk paragrafi birebir D. Boyanovsky, H. J. de Vega and D. J. Schwarz, hep-ph/0602002. Altinci sayfanin ilk paragrafinin son yarisi (fig'ure 1'den sonraki ilk paragraf)

1b) Ikinci paragrafin iki cumlesi M. K. Mak and T. Harko gr-qc/0309069 paper'inin ilk paragrafi.

1c) Ikinci paragrafin son cumlesi E. Gourgoulhon, P. Haensel, R. Livine, E. Paluch, S. Bonazzola, and J.-A. Marck astro-ph/9907225 Intoduction'in son cumlesi

1d) Ucuncu paragraf yine grubunuzun baska bir makalesi ile ayni (C. Aktas and I. Yilmaz Gen Relativ Gravit (2007) 39:849)

1e) Equation (1)'den sonraki paragraf bire bir: D. Boyanovsky, H. J. de Vega and D. J. Schwarz, hep-ph/0602002. Section IV'den onceki ikinci paragraf. (14. sayfada)

Bundan sonrasini incelemedim. Sizin 'biraz benziyor' dediğiniz giriş kısmında size ait kaç tane cümle var onu merak ediyorum. Başkalarının makalelerinden paragrafları indirip bir araya koyarak giriş yazdığınızda nasıl oluyor da kendi çözmek istediğiniz 'tamamen orjinal' problemi ortaya koyabiliyorsunuz o da başka bir muamma.

2) Ihsan Yilmaz, Melis Aygun, Sezgin Aygun arXiv:gr-qc/0607104v2 (Bu intihal nedeniyle değil aynı makaleyi bir daha farklı isimle yazdığınız için kaldırılan bir makale)

Bu makalede birşey çok dikkatimi çekti makalenin isimi 'Topological defect solutions in the spherically symmetric space-time admitting conformal motion', genel relativite derslerimden hatırladığım kadarıyla burada topological defectler olarak düşündüklerimiz domain wall'lar ve cosmic stringler. Bu iki obje de klasik alan teorisi ile tanımlanabiliyor yani einstein denklemleri çerçevesinde klasik (quantum olmayan) özellikteler. Ama makalenizde şöyle bir paragraf var:

In String Theory, the myriad of particle types is replaced by a single fundamental building block, a ’string’. These strings can be closed, like loops, or open, like a hair. As the string moves through time it traces out a tube or a sheet, according to whether it is closed or open, Furthermore, the string is free to vibrate, and different vibrational modes of the string represent the different particle types, since different modes are seen as different masses or spins Bu paragraf açıkça string teorinin stringlerinden yani Planck skalasında yaşayan objelerden bahsediyor. Üstelik bunu googleda arayınca
http://www.damtp.cam.ac.uk/user/gr/public/qg_ss.html
web sayfasındaki üçüncü paragraf çıkıyor. Burası da Cambridge üniversitesinin halka string teoriyi anlatmak için kurdugu web sitesi. Acı olan makalenize populer web sitesinden indirilmiş paragraf mı koymanız, yoksa cosmic stringler ile string teorideki stringlerin farkını bilmemeniz mi bilemiyorum.

Yoğun maddeci arkadaşlar için bir benzetme yapayım: ben elektronik bant yapısı ile ilgili bir makalemde bir anda 'o da bant bu da bant' diye yara bantlarının özelliklerinden bahsetsem, üstelik bunu da bir hastanenin web sayfasından aynen indirmiş olsam, ne düsünürdünüz? Aynı konuda yazılan introductionların benzediğini mi, yoksa intihal yaparken kantarın topuzunu iyice kaçırdığımı mı?

3) Bir de excessive overlap yüzünden kaldırılan makaleleriniz var. Burada sorun kendinizden intihal yapmak ötesinde bir defa hesap yapıp bunu birden fazla farklı paper olarak yazmış olmanız. Bunu dogrulamak için Hep-th0505013 ve gr-qc0607104 makalelerinizi incelemeye çalıştım: gerçekten de iki makalede de değişik durumlarda charge ve mass hesaplıyosunuz: Ama hep-th0505013teki ana sonuclarınız olan denklemler (42) ve ((45)ten sonrakı numarasız denklem), gr-qc0607104 de tekrar ana sonuclar olan denklem (42)(tekrar (86)) ve (79) olarak verilmiş. Üstelik bu kadar birbirine benzeyen iki makaleden sonra yazılanı önce yazılanına atıf vermiyor.

Aynı bilimsel sonuçları iki ayrı makalede üstelik yazar listesi değişik iki makalede vermenin açıklaması nedir? Sanırım amacınız bilime katkı yapmaktan çıkıp makale yayınlamaya dönmüş, eger başka açıklaması varsa lütfen söyleyin.

Yukarıda yaptığım araştırmayı yapmak yaklaşık 6-7 saatimi aldı, yani bir iş günümü kaybettim. Ama oturup kendi hesaplarımla uğraşsaydım daha iyi olurdu diyemiyorum, hepimizin kafasını meşgul eden intihal suçlamalarıyla ilgili kararımı vermemi sagladı. Bu iddalarla ilgili mutlaka üniversitenizde, YÖK te ve diğer kurumlarda kurullar kurulacak ve sizi baglayıcı kararlar vereceklerdir. Beni bu kararlar çok da ilgilendirmiyor, sonuçta bu bir bilimsel ahlak meselesidir, ve bir insanin davranışlarının kabul edilir olup olmadığı onunla aynı ortamları paylaşan insanlar tarafından değerlendirilir. Bu da konunuzun dışında olan, sizin intihal yapmış veya yapmamış olmanızın etkilemeyeceği bir yardımcı doçentin, sizi kesinlikle bağlamayacak olan kararı:

Bence Arxiv tarafından hakkınızda ortaya atılan intihal iddaları kesinlikle doğrudur, yaptığınız iş çok makale yayınlıyarak yayın sayınızı haksızca arttırmaya çalışmaktır, bu da açıkca 'bilimsel hırsızlıktır'.

Lütfen savunmalarınızda 'bunu herkes yapıyor', 'bütün Türk fizikçileri suçlanıyor' gibi argümanlarla, Türkiye'de alınteri ile bilime katkıda bulunmaya çalışan insanları kendinizle bir tutmayın.

Kendi işinize göstermediğiniz saygıyı başkalarının işlerine göstermeniz dileğiyle.


--
Mehmet Ozgur Oktel
Assistant Professor
Department of Physics
Bilkent University
Ankara 06800
Turkey

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar


  • Yine Rezil Oluyoruz Dünyaya Ama Kimin Umrunda?

    From America with LoveBatı'da yaşayan Türklerin en büyük ıstırabı memleketimizin dışarıdaki imajıdır. Türkiye ne zaman haber olur Batı'da? Yalnızca kötü bir şey olduğunda, mesela bir deprem vurduğunda veya siyasi kriz yaşandığında. Anlaşılan şimdi bu listeye bir de akademik hırsızlık eklenmiş. Geçe... DEVAMI>>

  • Prof. Dr. Mehmet Altan - Türban ve hırsızlık (Star Gazete)

    Dün sabah televizyondan Rektörler Komitesi’nin olağanüstü toplanacağını öğrenince, birkaç zamandır yeryüzü bilim dünyasında Türkiye’nin rezil olmasına neden olan ‘bilimsel hırsızlık’ olayını görüşeceklerini sandım. Yanılmışım.Sivil anayasa çalışmalarını değerlendirnek için toplanıyorlarmış. Gündemi... DEVAMI>>

  • Metin Münir - YÖK intihal konusunda yaz uykusundan uyanıyor mu?

    Yüksek Öğretim Kurumu YÖK Disiplin Kurulu cuma günü 14 akademisyenin "çalıntı" suçlamasıyla uluslararası yayınlardan kaldırılan fizik yazılarıyla ilgili skandalı görüşmek üzere toplanıyor.YÖK'ü her şeyle suçlayabilirsiniz ama bu konuda müthiş bir acelecilikle davranmakla suçlayamazsınız. Kurum konud... DEVAMI>>

  • Umur Talu -“İntihal”de birleşme….

    Bakın; Eğer, muhafazakar demokrat bir Başbakanlık Müsteşarı akademisyen ile sıkı Kemalist - cumhuriyetçi bir üniversite rektörü profesör, iki farklı cepheden atıp tutarken dahi; “İntihal” de, bilimsel hırsızlıkta, aşırmada, kandırmada, kakalamada, yutturmada birleşiyorlar, aynı kaba ne “bilim” şey e... DEVAMI>>

  • YÖK rezaleti seyrediyor (YeniŞafak)

    Uluslararası elektronik makale arşivi arXiv 15 Türk fizikçinin toplam 67 makalesini 'intihal' gerekçesiyle yayından kaldırdı, YÖK'ten ise hala hiçbir ses yok. HABER MERKEZİ / ANKARADört üniversiteden 15 Türk fizikçinin toplam 67 makalesinin intihal olduğunun ortaya çıkması ve uluslararası elektroni... DEVAMI>>

  • Nuran Çakmakçı - Bilimde kes-yapıştır dönemi (Hürriyet)

    Geçen hafta fizik ve matematik alanında akademik dünyada patlak veren intihal skandalları, Türkiye’de aşırmacılığın hangi boyutlara vardığını gösterdi.Bundan sonra önemli olan, aşırmanın aşıranın yanına kar kalmaması. Hiçbir yaptırım uygulanmaz, hiçbir tepki gösterilmezse, intihal teşvik ediliyor d... DEVAMI>>

  • Prof. Dr. Rıdvan Karluk - Üniversitelerimizde İntihal (Bilimsel Hırsızlık) Olayları ve Bazı Gerçekler (Sakarya Gazetesi)

    Hürriyet Gazetesi'nde 12 Eylül 2007 tarihinde yayınlanan "intihal suçlamaları üniversiteleri böldü" başlıklı haber, üniversitelerimiz açısından çok önemli olup, üniversitelerimizdeki intihallerin (bilimsel hırsızlık) uluslararası arenaya taşındığına ilişkindir. Haberin Hürriyet Gazetesi'nde yay... DEVAMI>>

  • Metin Münir - Üniversitelerin sessizliği

    On dört Türk akademisyenin makale hırsızı olarak dünyanın en prestijli bilim dergisi Nature'de teşhir edilmesinin üniversiteler tarafından ölüm sessizliğiyle karşılanması bilim dünyamız adına utanç verici, küçültücü bir olaydır. Konuyu bilmeyenler için bir özet vermek istiyorum: arXiv adlı Amerikan ... DEVAMI>>

  • ÇOMÜ Bilimde İntihal İddialarını Çok Yönlü Araştırıyor (IHA)

    Son gülerde bazı basın organlarında çıkan ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinin de adının geçtiği bilimsel makalelerdeki aşırma anlamına gelen intihallerle ilgili iddiaların çok yönlü olarak araştırıldığını belirten Etik Kurul Başkanı Prof. Dr. Osman... DEVAMI>>

  • Metin Münir - Nature'de vardık ama 'bulan' değil, 'çalan' olarak

    Her yıl bazı kurumlar dünyanın en iyi üniversitelerinin listesini yayımlarlar. Hiç merak ettiniz mi, hangi kıstasların bu seçimde rol oynadığını? En önemli kıstaslardan biri fakülte üyelerinin uluslararası kabul görmüş bilim dergilerinde yayımladıkları araştırmalar veya makalelerin toplamıdır. Bu de... DEVAMI>>

  • Rahim Er - Üniversite hocaları (Haber Akademi)

    Yine bir intihal olayı dolayısıyla üniversite hocalığı gündemde. İntihal kelimesi artık öğrenilmiş olmalı, ama bir kere daha tekrarlayalım, bir başkasının fikri çalışmasını kendininmiş gibi gösterme. Bir başka ilim adamının yazdığı makale veya eserin tamamını veya bir kısmını kendi imzasıyla yayınla... DEVAMI>>

  • NATURE NE YAZDI?

    Cumhuriyet Bilim Teknik 14.09.2007Nature'daki yazıda özetle şöyle deniyor: Sorunlar geçen kasım ayında Saltı ve bir diğer ODTÜ mezunu Oktay Aydoğdu'nun doktora derecesi için girdikleri sözlü sınavında başladı. Aynı üniversiteden Dr. Özgür Sarıoğlu gözlemlerini şöyle açıklıyor: "İkisi de yerçekimsel ... DEVAMI>>

.


.