NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın

2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

Bilim Akademisinin Sahte Belge ve İmza Üretimi Hakkındaki Açıklaması (2025) lütfen tıklayın

“Sahte Diploma Soruşturması” Hakkında Kamuoyu Bilgilendirmesi - Türkiye Barolar Birliği (2025) lütfen tıklayın

Ahmet Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2022

Nuray PEHLİVAN- İntihal nedeniyle atılan akademisyene doktora diploması: Akademik teamüllere aykırı (gazeteDUVAR)

Doktora tezinde intihal yaptığı için 2012 yılında üniversiteden atılan Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Ahmet Yıldırım’a 2022 yılı şubat ayında ikinci kez doktora diploması verildi. Üniversitede uygun bir kadro açıldığı takdirde Yıldırım yeniden öğretim üyesi olabilecek.

5 YILDA 270, HAFTADA 1 MAKALE

2011 yılında Ekşi Sözlük'te “felixis” rumuzuyla yazan bir kullanıcı, "5 yılda 270 makale yazan akademisyen" adlı bir başlık açtı. Yazar, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yıldırım'ın 5 yılda toplam 270 makale (haftada yaklaşık 1 makale) yazmış olmasının biraz "tuhaf" olduğunu belirterek, bu derece yüksek bir hızla yazılan bilimsel makalelerin intihal şüphesi taşıdığını ve şaibeli olduğunu iddia etti. Yıldırım, hakkındaki intihal iddialarını çeşitli mecralarda "iftira" olarak değerlendirse de yayınlarının bazılarında intihal olduğu uluslararası kimi dergi editörlerince de tescillendi

‘KARARIN ARDINDAN ÜNİVERSİTE İLE İLİŞKİSİ KESİLDİ’

Üniversitelerarası Kurul’a, Uygulamalı Matematik Ana Bilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi kadrosunda çalışan Ahmet Yıldırım’ın doçentlik dosyası inceleme aşamasındayken, doktora tezinin yüzde yüz intihal olduğunu iddia eden bir ihbar mektubu gönderildi.

Ancak iki yıla yakın bir süre geçtiği halde üniversite yönetimi tarafından hiçbir işlem yapılmadığını fark eden Dr. Tansu Küçüköncü, bilgi edinmek üzere YÖK’e çok sayıda başvuruda bulundu. Bu başvurular üzerine Ege Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliği, Küçüköncü’ye 10 Mart 2015 tarih ve 1325 sayılı yazı ile Yıldırım’ın tezinin iptal edilip edilmediğine ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Soruşturma Komisyonu raporunda sunulan tüm değerlendirmelere göre; Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yıldırım'ın doktora tezinin tamamının intihal olduğu kanısında oldukları, intihalde bulunan eser açısından ise kısmi intihalin söz konusu olduğu, Yönetmeliğin II/a-3. maddesine göre intihal fiilinin cezasının 'Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma' olduğu, somut olayın bu maddeyle tamamen örtüştüğü kanaatini taşıdıkları yönünde görüş bildirildiği" ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamında, "Rektörlüğümüzce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde her ne kadar Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yıldırım'ın doktora tezinin tamamının intihal olması nedeniyle 'Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma' cezası ile tecziyesi gerekiyorsa da adı geçenin son 10 sene içerisinde de herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle Disiplin Yönetmeliği'nin 'İyi Halin Değerlendirilmesi' başlıklı 16. maddesi gereği Yıldırım'ın 'Görevinden Çekilmiş Sayma cezası' ile tecziyesi hususu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderilmiştir" denildi.

"Doktora" unvanı alınan Yıldırım’ın tez danışmanı olan Prof. Dr. Turgut Öziş hakkında da disiplin soruşturması açıldı. Soruşturma sonucunda "iyi hal indirimi" uygulanarak Öziş'in "kınama" cezası ile cezalandırılması uygun görüldü.

‘YILDIRIM, EGE ÜNİVERSİTESİ’Nİ DÜNYA ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA İKİNCİLİĞE YÜKSELTİYOR’

İddiaya göre, Ege Üniversitesi’nin intihal doktora teziyle ilgili soruşturma sürecinde Ahmet Yıldırım’ı korumasının en önemli nedeni, Yıldırım’ın 5 yıl boyunca haftada bir makale yazarak üniversitenin bilimsel performansına büyük bir katkıda bulunması. Bu katkı sayesinde Ege Üniversitesi, Hollanda Leiden Üniversitesi’nin 2013 yılında, 2008-2011 dönemi Web of Science (WoS) atıf indekslerine dayanarak yaptığı dünya üniversiteleri sıralamasında tüm dallar temelinde 474'üncü olarak dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer aldı.

Ayrıca Ege Üniversitesi, "Matematik ve Bilgisayar Bilimleri" dalında da dünya ikincisi oldu. Ege Üniversitesi, Matematik ve Bilgisayar Bilimleri dalında aldığı bu ikincilikle Harvard, Chicago, Princeton, Berkeley gibi dünyanın en iyi üniversitelerini geride bıraktı. 

Ancak genel sıralamada 474'üncü olarak ilk 500’e son sıralarda girebilen üniversitenin, Matematik ve Bilgisayar Bilimleri alanında ikinci olması, uluslararası akademik topluluk arasında şüphe ile karşılandı. Bazı bilim insanları olayın üzerine gitti ve Leiden sıralaması 2013 listeleri ile WoS verileri üzerinde yaptıkları incelemeyle şüphelerinin haklılığını ortaya koydu. Yapılan inceleme, Ege Üniversitesi’nin Leiden 2013 sıralamasında elde ettiği derecelerin, Yıldırım’ın yaptığı yayın ve aldığı atıf sayılarından kaynaklandığını gösteriyordu. 

Ege Üniversitesi’nin 2013’ de aldığı beklenmedik dereceler, bilimsel üretimin sayılarla ölçülmesi konusunda uzman olan merkezin başkanı Prof. Dr. Paul Wouters’in gözünden de kaçmadı. Bilim insanlarının bu derecelerin altında yatan yayın ve atıf sayılarının şaibeli olduğuna dair bulguları Wouters’e kadar ulaştı. Bunun ardından Wouters, yaptığı özel inceleme sonunda, "Üniversiteler sıralaması, sorunlu veya hileli araştırmaları ortaya çıkarabilir mi?" başlıklı bir yazı yayımladı. Wouters bu yazıda, E.Ü rektörünü üniversitenin sıralamadaki yerinin kuşkulu olduğu konusunda bilgilendirerek, "Ahmet Yıldırım’ın konumu hakkında daha fazla bilgi verilmesini istediklerini ancak bir yanıt alamadıklarını" yazmış ve üniversitenin elde ettiği derecelerin şaibeli olduğunu tüm dünyaya ilan etmişti. Wouters yazısıyla ayrıca, Yıldırım’ın yayınları olmasaydı Ege Üniversitesi’nin Matematik ve Bilgisayar Bilimleri alanındaki yerinin 2'ncilik değil 300'üncülük olacağını da saptadı.

‘ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ OLARAK GERİ DÖNDÜ’

Mevzuata göre "intihal" nedeniyle öğretim üyeliği mesleğinden atılanlar aynı göreve tekrar dönemezken, "görevinden çekilmiş" sayılanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94 ve 97'inci maddeleri gereğince yeniden devlet memuru olabiliyor. Yardımcı doçentlik kadrosunu intihal nedeniyle kaybetmesine rağmen "görevinden çekilmiş" sayılan Yıldırım da açtığı iptal davasını bu sayede kazanarak Ege Üniversitesi’ne geri döndü. Yıldırım’ın adı, uzun bir süreden beri Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü'nün internet sayfasında uygulamalı matematik Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi olarak yer alıyor. 

Üniversitenin matematik bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaya devam eden Yıldırım, geçtiğimiz şubat ayında da Prof. Dr. İsmet Karaca danışmanlığındaki, "Topolojik özellikler yardımıyla görüntü işleme problemlerinin çözümleri üzerine" başlıklı doktora tezi ile yeniden doktor unvanı aldı.

‘YILDIRIM’IN İKİNCİ KEZ ALDIĞI DOKTORA DİPLOMASI DA ŞAİBELİ’

Gazete Duvar’a değerlendirmelerde bulunan Dr. Tansu Küçüköncü, Yıldırım’ın doktora öğrencisi olmasının 2013 yılında özel Gediz Üniversitesi’nin Makina Mühendisliği doktora programına kabul edilmesiyle başladığını ifade etti. Yıldırım’ın 2. kez doktora diploması alabilmesinin de şaibeli bir işlem olduğunu iddia eden Küçüköncü, şunları söyledi:

"Üniversite, 15 Temmuz 2016 tarihinde kapatılınca Ahmet Yıldırım’ın doktora öğrenciliği YÖK kararları gereğince Kâtip Çelebi Üniversitesi, Makina Mühendisliği doktora programına aktarıldı. Yıldırım’ın süresinin dolmasına 1 ya da 2 yarıyıl kala 2018 yılı ağustos ayında Ege Üniversitesi Matematik Anabilim Dalı doktora programına yatay geçiş yaptırıldı. Yıldırım’ın 2. doktora süresi 2019’da dolmasına karşın Şubat 2022’de teslim ettiği 2. doktora tezi kabul edilip, EÜ Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından 2. doktora diploması verildi.

‘YILDIRIM’IN ÜNİVERSİTEYE HİLELİ YATAY GEÇİŞİ İPTAL EDİLMELİ’

İntihal doktora tezini ve diplomasını iptal eden Ege Üniversitesi’nin Yıldırım’a yasalara aykırı bir şekilde bir kez daha doktora diploması alma ve öğretim üyesi olma olanağı sağladığını söyleyen Küçüköncü, üniversite için bir "onursuzluk" örneği olan bu durumun dünyada başka bir örneği olmadığını dile getirdi. Küçüköncü, son olarak şunları söyledi:

"Şimdi sıra uygun bir kadro ilan edilip Ahmet Yıldırım’ın üniversiteden kovulmuş biri olarak yeniden öğretim üyesi yapılmasına gelmiştir. Eğer bu gerçekleşirse geçmişinde bilim hırsızlığı bulunan Ahmet Yıldırım önce doçent, ardından profesör olabilecek, yöneteceği tezlerle geleceğin öğretim üyelerini yetiştirebilecek. Ahmet Yıldırım'ın üniversiteye hileli yatay geçişi iptal edilmeli, şaibeli bir şekilde 2. kez aldığı doktora diploması da iptal edilip tüm sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemler yapılmalıdır. Baştan beri faili koruma yönünde davranan YÖK ve üniversite yönetiminden böyle bir işlem yapması beklenemeyeceğine göre görev cumhuriyet savcılıklarındadır. Tüm sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemler yapılmalıdır."

'NİCELİĞİ KUTSAYAN BİR ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN İÇERİSİNDEYİZ'

Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Doç. Ümit Akıncı’ya göre, üniversitedeki atama ve yükseltmelerin akademisyenlerin ürünlerinin niteliğine değil sadece niceliğine dayalı olarak gerçekleştirilmesi, intihal olgusunu daha da körüklüyor.

Üniversitelerde intihalin neden bu kadar yaygınlaştığını Gazete Duvar’a değerlendiren Akıncı, YÖK'ün ve üniversitelerin lisansüstü eğitim-öğretim yönetmeliklerinin intihale dair net hükümler içermediğini ifade etti. Ahmet Yıldırım örneğinde olduğu gibi meslekten çıkarmanın başka birtakım yollar ile olduğu durumlarda mesleğe yeniden dönebilmenin yasal açıdan mümkün olduğunu söyleyen Akıncı, "İntihal bu kadar yaygın iken, intihal fiili sabit görülüp disiplin cezasını alarak meslekten atılmış kişi sayısı o kadar az ki. Kaldı ki, Yıldırım örneğinde olduğu gibi kişi bazı davalar açmış ve hatta kazanmış da olabilir. Ancak intihal yaptığı uluslararası camia tarafından da sabit görülen bir kişinin yeniden doktor unvanı alması ve üniversitedeki mesleğine dönmesi akademik teamüllere tamamıyla aykırıdır. Bu noktada yasanın çevresinden dolanmak gibi bir yol izlenmiş olabilir, bu da üniversite yönetiminin açık ihmali olduğu gerçeğini gösteriyor" dedi.

‘İNTİHAL OLGUSU AKADEMİDE GÜNLÜK YAŞAMIN BİR PARÇASI OLDU’

Türkiye’de intihalin tahminlerinden çok daha ileri noktalarda olduğu bilgisini paylaşan Akıncı, her ay "tekil olay" olarak görülen örneklerin gün yüzüne çıktığını belirtti. Çözümün akademik değerlere ve ilkelere sahip çıkmaktan geçtiğinin altını çizen Akıncı, şunları söyledi:

"Elbette üniversitedeki atama ve yükseltmelerin akademisyenlerin ürünlerinin niteliğine değil sadece niceliğine dayalı olarak (bilimsel yayın sayısı, patent sayısı, öğrenci sayısı, proje sayısı vb.) gerçekleştirilmesi, akademik teşvik adı altında akademik yaşantımızın merkezine oturan 'akademik performans sistemi' gibi hususlar intihal olgusunu daha da körüklüyor. Gittikçe büyüyen ve içselleştirilen sadece niceliği kutsayan bir çürümüşlüğün içerisindeyiz. 'Kaç makalen var?', 'Kaç kitap yazdın?', 'Kaç projen var?' sorularına büyük sayılarla yanıt veremeyen akademisyenin akademiden dışlandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu da akademik teamüllerin ve ilkelerin hızla aşınması ile sonuçlanıyor."

Telefonla ulaştığımız Ahmet Yıldırım, devlet memuru olması nedeniyle izinsiz röportaj veremeyeceğini söylerken, Fen Fakültesi Dekanlığı, "Yetkililer göreve yeni atandıkları için bahse konu olay ile ilgili bilgileri bulunmamaktadır. Talebiniz onay görmemiştir" diye yanıt verdi.

29 Ocak 2022

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ (*) - Doktorası iptal edilmiş Ahmet Yıldırım'a katmerli HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması verenleri İSTİFAYA DAVET

Akademik sahtekarlığın kurumsallaştırıldığı ve resmi politika haline getirildiği Türkiye üniversitelerinde akademik sahtekarları sahiplenmenin ve sahtekarlığa itirazı olanlara çaresizlik öğretici (öğrenilmiş çaresizlik) güç gösterisinin zirvesi. Toplumun tepkisizliğinden, basının ilgisizliğinden ve özellikle akademideki sahtekarlığa az çok bulaşanların çokluğundan ve bulaşmayanların bulaşanlardan korkup 3-maymun olmasından cesaret alıyorlar :

Uluslararası makale ve atıf şebekeleriyle ortak , alakasız bir çok konuda 222 SCI (332 SCOPUS indeksli)  yayın ile Türkiye matematik makale rekortmeni Ahmet Yıldırım'ın hikayesini önceki 4 yazımda anlatmıştım  :

* 60 yıllık Ege Üniversitesi'nin “% 100 ÇALINTI” doktora tezleri : danışman Turgut Öziş'e “KINAMA” cezası (28 Haziran 2014)

İlk yazımda Ahmet Yıldırım'a bile bile arak doktora tezi yazdıranın, doktora tez danışmanı Turgut Öziş olduğunu anlattım. Bu yüzden ona “kınama” cezası verildi. Ne değişti ? Hiçbir şey, o gün bugündür hala uygulamalı matematik abd başkanı ve bölümün ağası : anormal ! Bölümde onlarca hoca olmasına rağmen hem de : iyice anormal !

Şimdiye dek sadece 1 arak makalesi yayından atıldı. 1 uydurma makalesi ise düzeltme ile geçiştirilerek yayından atılmaktan kurtarıldı.

* Ege Üniversitesi Ahmet Yıldırım'ın “% 100 ÇALINTI” doktora tezini ve doktora diplomasını İPTAL ETMİŞ !  (28 Ağustos 2014)

* Ahmet Yıldırım Ege Üniversitesi'ne geri döndü  (15 Eylül 2015)

Ege Üniversitesi matematikteki % 100 arak uygulamalı matematik doktora tezi iptal edilmiş olan “332 makale sahibi” Ahmet Yıldırım'ın, kapatılan Gediz Üniversitesi makina mühendisliği doktora programından HİLELİ YATAY GEÇİŞLE Ege Üniversitesi matematikte 2. kez doktoraya (topoloji) başlatılma hikayesini YÖK'e rapor edeli 3 yıl oldu, cevap yok, başvurum buharlaştırıldı. İdari soruşturma açılması lazım, açılmadı. Adli suç, suça dahil olanların hepsi hakkında ceza soruşturması açılması lazım, açılmadı.

* “Çok gizli” Ahmet Yıldırım iptal edilmiş doktorasıyla HİLEYLE yine Ege Üniversitesi matematik doktora öğrencisi (4 Mayıs 2019)

HİLELİ YATAY GEÇİŞ, şaibeli doktora tezi ile taçlandırılarak Ahmet Yıldırım'a  HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması nihayet verildi. Doktora tezi elime geçtiğinde  tezin detaylarını bu yazıya güncelleme yaparak ekleyeceğim.

Ahmet Yıldırım'ın doktora tezinden ürettiğini belirttiği, hiç fikir sahibi olmadığı görüntü işleme (image processing) konusunda 2 UYDURMA makalesi, yağmacı (predatory) dergilerde yayınlanmış. Uluslararası makale ve atıf şebekeleriyle ortak 222 SCI makalesi varken, doktora tezinden ürettiği makalelerini SCI dergilerinde yayınlatamamış ! :

Ahmet Yıldırım, İsmet Karaca (Aralık 2021).

“A PDE-based Mathematical Method in Image Processing: Digital-Discrete Method for Perona-Malik Equation”, American Academic Scientific Research Journal for Engineering, Technology, and Sciences, ISSN (Print) 2313-4410, ISSN (Online) 2313-4402, (December 2021) Volume 84, No1, pp 118-129.

Ahmet Yıldırım, İsmet Karaca (Aralık 2021).

“On The Solutions of The Image Processing Problems Using Total Variational-Based Diffusion and Digital-Discrete Method”, International Journal of Progressive Sciences and Technologies (IJPSAT), ISSN: 2509-0119, (International Journals of Sciences and High Technologies), Vol. 30 No. 1 December 2021, pp.106-116.

Ahmet Yıldırım, kurumsallaştırılmış akademik sahtekarlık ortamında fikri bile olmadığı bir çok alakasız konuda uçuş serbest tez ve makale yumurtlamakta son derecede rahat. Matematik (uygulamalı matematik) doktora tezi % 100 çalıntı. Makina mühendisliği uydurma doktora tezini az daha onaylatmak üzereydi. 2. matematik (topoloji) doktora tezi, görüntü işleme (image processing) konusunda ve muhtemelen tamamen UYDURMA.

 % 100 arak doktora tezi iptal edileli beri, Ahmet Yıldırım bankamatik araştırma görevlisi. Vatandaş vergilerinden maaşı ödeniyor, piyasada özel matematik dersleri veriyor. Özel derslerinin ilanları ve videoları internette dolu.

Şimdi sırada Ahmet Yıldırım'ı 332 makale ve 2 doktora makalesi ile hemen doçent yapmak var. 5 yıl sonra, hatta 1-2 yıl sonra (örnekleri var) hemen profesör yapmak var.

***

Ahmet Yıldırım vakasında Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) ve Ege Üniversitesi'nin verdiği mesaj şu :

- Ahmetçiğimiz, sen bizim medarı iftiharımızsın, hocalar ve öğrenciler için rol modelimizsin. % 100 arak doktora tezini örtbas etmek, normalde bir sürü benzer teze yaptığımız gibi bizim için çocuk oyuncağıydı. Fakat aksilik oldu, örtbası beceremedik, iptal etmek zorunda kaldık ama sana 2. doktora diploması vermemize kimse engel olamaz. Gediz Üniversitesi makina mühendisliğinden verecektik, aksilik oldu, orası kapatıldı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi makina mühendisliğinden verecektik, aksilik oldu, az daha doktoradan atılıyordun. Ege Üniversitesi matematikten verdik yine ama seni bankamatik araştırma görevlisi olarak çalıştırmaya ve vatandaş vergilerinden maaşını ödemeye devam etmemize  ve piyasada özel matematik dersleri vermeye devam etmene kimse engel olamaz. Seni 330'dan fazla makalenle hemen doçent yapmamıza ve hemen profesör yapmamıza kimse engel olamaz.

- Üniversite diploması dediğin, doktora diploması dediğin, bir kağıt parçasıdır, paçavradır, bilgi gerekmez, öğrenmek gerekmez, emek gerekmez, çalışmak gerekmez. Rektör, canı istediğine istediği diplomayı verir, kimse karışamaz, kimse engel olamaz. Rektörün en güçlü silahıdır. Biz rektöre rektör demeyiz, rektör istediğine diploma veremedikçe.

Ülkemizde istifa etme geleneği yok, utanma geleneği olmamasına paralel, oluşacağı da yok. Yine de “kimse söylemedi” denmesin :

Doktorası iptal edilmiş Ahmet Yıldırım'a katmerli HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması vermeniz ve bununla ilgili başvurularımı buharlaştırmanız, yapmak zorunda olduğunuz işlemleri yapmamanız ve cevap bile vermemeniz nedeniyle, bu yaptıklarınızın üniversite kavramının bittiği yer anlamına gelmesi ve  daha ötesi, daha beteri olmaması nedeniyle :

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, YÖK eski başkanı Mehmet Ali Yekta Saraç.

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, YÖK başkanı Erol Özvar,

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, Ege Üniversitesi rektörü Edirne eski AKP milletvekili Necdet Budak,

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, İsmet Karaca (HİLELERİN baş organizatörü Ege Üniversitesi matematik bölüm bşk, FBE anabilim dalı bşk, UYDURMA doktora tezinin danışmanı),

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, UYDURMA doktora tezinin jüri üyeleri,

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, HİLELERE ortak olan Ege Üniversitesi FBE müdürü vd yöneticileri, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi rektörü, oradaki doktora tezi danışmanı, makina mühendisliği bölüm bşk, FBE anabilim dalı bşk, FBE müdürü  vd yöneticileri.

 ***

Muhalefet partileri, bugünlerde ortak duyurularında YÖK'ü kapatacaklarını belirttiler. Neredeyse kuruluşundan beri, 40 yıldır, her parti YÖK'ü kapatacağını söyler. Seçimi kazanan, sözünü tutmaz ve YÖK'ü kendi çıkarları için kullanır. YÖK, yüksek öğretim bürokrasisi kurumu, yani siyasi bir kurum. En denetimsiz bürokratik kurum. O yüzden bürokrasinin hastalıkları, burada azmış ve zıvanadan çıkmış halde. Kimse aldırmasa da, hakkında “yağma alanı” olarak tanımlandığı devlet raporu (Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu : YÖK veÜniversiteler Hakkında Rapor, Aralık 2009) olan ilk ve tek bürokratik kurum.

Ülkemizin bilim üretme geleneği yok, oluşacağı da yok. Teknoloji üretme geleneği yok, çok geriden takip ediyoruz. Bunlara paralel, üniversite geleneği yok.

Ülkemizin hak hukuk arama geleneği yok, oluşacağı da yok.

Ülkemizin etik geleneği yok, oluşacağı da yok.

YÖK ve üniversite yöneticileri, antik yunan'ın olimpos tanrıları havasında. Yedikleri haltlara engel olabilecek kimse yok !

Bunlar birleşince, YÖK ve üniversitelerin “yağma alanı” olarak tanımlanmasına ve kimsenin buna aldırmamasına şaşırmamak gerek.

 ***

3-maymunu oynayan Türk matematikçilere çağrı : matematiğe sahip çıkın, matematikçi diplomalarına sahip çıkın, matematik doktora diplomalarına sahip çıkın.

3-maymunu oynayan Türk akademisyenlere çağrı : üniversite diplomalarına sahip çıkın, doktora diplomalarına sahip çıkın.

3-maymunu oynayan üniversite mezunlarının meslek odalarına (mühendis odaları gibi) ve meslek derneklerine (psikologlar derneği gibi) ve etik isimli derneklere (Akademide Etik Derneği gibi) çağrı : mesleklere sahip çıkın, meslek diplomalarına sahip çıkın, meslek doktora diplomalarına sahip çıkın.

3-maymunu oynayan bilimsel sivil toplum kuruluşlarına (Bilim Akademisi Derneği gibi) çağrı : mesleklere sahip çıkın, meslek diplomalarına sahip çıkın, meslek doktora diplomalarına sahip çıkın.

Yolsuzluk, resmi verilerin doğru olmaması gibi lafları dilinden düşürmezken 3-kağıdın üniversitelerde kurumsallaştırılması konusunda 3-maymunu oynayanları düşünmeye çağrı : güvenilmez veriler açıklayanlar, içi boş kolay üniversite diploması sahipleri olmasın sakın ! Verileri çarpıtma alışkanlığını 3-kağıdın kurumsallaştırıldığı üniversitelerde ediniyor olmasınlar sakın ! Bazı sorunları farkederken, bu sorunların kaynağını görmezden gelmeniz, dibi delik bardağa su dolduramadığınız için söylenip durmaya benziyor.

"Üniversitelerinde bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır."

 ***

Ülkemiz, akademik sahtekarlıkta dünyada ilk 3'te. Lisans ve doktora diploması satın alınamayacak üniversite ve bölüm yok.

Ülkemizle aynı nüfus sahip, fakat bilime ve teknolojiye öncülük eden almanlarla dalga geçiyoruz : “aaaa ! Sizde sadece 2 milyon üniversite öğrencisi mi var ! Bizde 8 milyon var !”. Almanların bir kaç yüzyıldır üniversite hocası sıkıntısı yok. Bizde 1 milyon öğrenciye yetecek hoca bile yok, fakat hoca enflasyonumuz da var, üniversitelerden taşıyorlar, her yerde yöneticiler artık doktora diplomalı, doçent, profesör. Uzak doğuda sahte konferansa gittiklerinde seks masajı masrafları bile ödeniyor. Bir sahte konferans makalesi için 500 Euro sahte konferansçılara, 3.000 Euro (toplam 55.000 tl) uçak ve otel ve yeme içmeye ödeniyor. Onbinlerce çöp makale üretiliyor, milyarlar harcanıyor. Kiloyla bilim tartılarında ağır çekmeye çalışılıyor ve bunlarla aldatıcı reklam yapılıyor. Yeni kurulan özel apartman üniversitesi, destur demeden, girişine dev ilanlar asıyor, atış serbest : dünya üniversite sıralamalarında 1.yiz. Aynı yerde çalışan lise mezunu alman teknisyene, ODTÜ mezunu mühendisin 7 katı maaş ödeniyor. KPSS'de 1. olanları bile devlette işe sokmuyorlar. Yani, torpilin yoksa diploma, sınav kazanma falan bir işe yaramıyor. Yani, aslında kolay diploma, torpillilerin işlerini kolaylaştırmak, önlerini açmak için. Bu arada dünya üniversite mezunu nüfus istatistiklerinde yüksek gözüküyoruz, öğrencileri işsiz saymıyoruz, işsizlik istatistiklerinde düşük gözüküyoruz. Bir taşla çok kuş ! Yüzbinlerce öğretmen işsiz. Yüzbinlerce üniversite mezunu, vasıfsız işçi olarak çalışıyor. Özel üniversiteler, hocaları asgari ücretle (son zamla 4.253.40 tl) çalıştırıyor.

Gelişmiş ülkelerde üniversiteler, ülkelerini geliştirdiler ; bizde yağma alanı.

Batı ülkelerinde bir zamanlar normalde kan bağıyla geçen asalet unvanlarını satma modası vardı ; bizde üniversite diplomaları, doktora diplomaları ve akademik unvanlar satılıyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nın batması 120 yıl sürdü : topraklarının 7/8'ini kaybetti ve nüfusunun yarısı canını kaybetti ; dünyadaki değişimi anlayamadı, kendi konumunu tartamadı, yeni ortaya çıkan kapitalizmi anlayamadı, borç batağına saplandı, aşırı israftan vazgeçmedi, yabancılara çok haklar verdi (kapitülasyonlar : denizlerini ve limanlarını kullanma hakkı (kabotaj), 1930'larda geri alınabildi, demiryolu yakınında maden arama ve işletme hakları, Kıbrıs'in ingilizler'e kiraladı, bir daha geri alamadı, 12 ege adasını italyanlar'a ödünç verdi, bir daha geri alamadı).

3-kağıdın üniversitelerde kurumsallaştırıldığı ülkemizin iyi bir geleceğe sahip olma ihtimali sıfır ! Bunun bedeli zaten fitil fitil ödeniyor, daha beter ödenecek. Bedelleri en çok yoksullar öder : altta kalanın canı çıksın !

3-maymunu oynayanlar, devam edin, …. kına yakarsınız !

Herşey, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu “Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim -YasalÇerçeve ve Uygulamalar- ” konulu “Denetleme Raporu”nda (Tarih : 14 / 12/ 2009 , Sayı: 2009 / 8) belirtilen ağır hukuk ihlallerinin aynı şekilde devam ettirilmesi için (!).   

 

(*) Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ : ODTÜlü. 2001 başından beri “elverişli eko sisteme yerleşen bakteri kolonisi  benzeri hızla çoğalan zehirli sarmaşık gibi ülkemiz üniversitelerini kuşatarak boğan, çürüten, kokutan, ve çökerten” ve “danışmanından rektörüne ve YÖK'üne kadar, doktora diploması satmayı en doğal hakları olarak gören” “akademik sahtekarlık gelenekçileri”ne karşı insan hakları mücadelesi vermektedir.

22 Mayıs 2021

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ(*) - Bilimi ve bilimciyi kiloyla tartmak : akademik mafya , dopingli - hormonlu bilimci ve üniversite sıralamaları

Bilimi ve bilimciyi kiloyla tartmak, üniversiteleri ve bilimcileri, dünyada ilk bilmem kaç, ülkede ilk bilmem kaç arasına sokmak, çok moda oldu. Moda oldukça, yapılan hileler de zıvanadan çıktı, en güvenli mafya alanı haline geldi. Milyar dolarlar kontrolsüz havada uçuşmaya başladı ve para kapışma yarışları arttı. 

Parayla tez ve makale yazan çeteler, atıf çeteleri, sahte dergiler, sahte konferanslar, internette hepsi bir tık ötenizde. Bunlara “kış kış” diyen yok. Bunların müşterilerini üniversitelerden kovalayan yok. Aksine, baş tacı ediyorlar. SCI dergiye 4.000 Euro (> 40.000 TL) veriyor, bunu da üniversiteye ödetiyor, istediği makaleyi yayınlatıyor. % 100 arak olabilir, saçma sapan olabilir, hiç farketmez. 

Matah bir şeymiş gibi yutturulmaya çalışan bilimsel makale denen şeylerin çoğu böyle, çöp yığını. Onları yayınlayan dergiler ve sahiplerinin çoğu böyle milyarlarca dolarlık makale pazarının pastasından pay peşinde koşan ticarethane veya çıkar guruplarının akademiyi istila aracı. Bazı dergilerde kendi çıkar gurubundan olmayanların makalesi asla yayınlanmaz, 4.000 Euro ödemek de yetmez. Sahte konferans çetesine 500 Euro veriyor, bunu ve 3.500 Euro uçak ve otel paralarını üniversiteye ödetiyor, her tür bildiri makalesi hemen kabul ediliyor, üstüne dünyanın özellikle seks turizmiyle meşhur merkezlerinde 1 hafta tatil yapıyor. Böyle yayın listesini şişiriyor, üniversitede yükseliyor, doçent ve profesör oluyor, memur dokunulmazlığı artıyor, üniversite içinde ve dışında yağmalama fırsatları artıyor, her ay maaşının % 20'sine kadar akademik teşvik parası alıyor, TÜBİTAK'tan yılda 150.000 TL'ye kadar makale teşvik parası alıyor, aldığı milyon TL'yi aşan araştırma ve proje paralarının üzerine yatıyor. 

Şişirilmiş yayın listelerindeki çoğu makaleyi görebilmek imkansız. Zaten gören de yok, merak edip kurcalayan da. Öyle bir makale var mı yok mu belli değil. Yayın listesine yazdın mı, oldu da bitti maaşallah ! Ülke olarak  sadece SCI dergilere ödediğimiz yıllık abonelik ücreti bir kaç yüz milyon TL.

Bir bakıyorsun, yeni kurulmuş tam takır apartman üniversitesi bile dev afişlerle kendini dünyada ilk sıralarda ilan ediyor, ülke birincisi ilan ediyor ve yanıltıcı reklam ile kandırarak öğrenci (müşteri) toplamaya çalıyor. Kimse karşı çıkmıyor, başına bela almak istemiyor. Diploma alan memnun, diploma satan memnun.

Üniversiteler açılıyor da açılıyor, tam takır, hoca yok. Aslında açılmasına izin verilmemesi lazım, veriliyor. Açar açmaz doktora programı açmasına bile izin veriliyor. Doktora diplomalı hocaları asgari ücretle (< 3.000 TL) çalıştırıyorlar. Ders mers yapılmıyor. Öğrencilere şişirme çok yüksek notlar veriliyor. Ortamın laçkalığından habersiz bir hoca, öğrencilere geçer not vermezse işten atılıyor. Not sisteminde öğrencilerin kesinleşmiş notları değiştiriliyor ve şişirme çok yüksek geçer notlar yazılıyor. Üniversitelerin çoğu bu halde, fakat sahiplerine yılda birkaç yüz milyon TL kazanç kapısı olan özel üniversiteler, devlet üniversitelerinden çok daha laçka. İsteyenin ve satıcılara ulaşanın veya bazı çıkar guruplarının üyelerinin, diploma satın alamayacağı üniversite yok. Sadece zorluk derecesi ve ücreti farklı, kimi çok kolay, kimi çok zor, kimi çok ucuz, kimi çok pahalı, kimi çok çabuk hemen anında, mühendislik, doktora, keyifleri ne isterse !

WASET sahte konferansları, dünyanın en meşhurlarından, Çanakkale Üniversitesi'nde başladı, üniversitelerimizde yüksek lisans ve doktora öğrencisi olan Türk akademik dolandırıcı çetesi Ardıl ailesi, 5 milyon'u (> 5 milyon TL) üniversitelerimizden olmak üzere 70 milyon Euro'dan (> 700 milyon TL) fazla vurgun yaptı.

***

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun Aralık 2009'daki YÖK ve Üniversiteler hakkındaki raporunda aynen şöyle diyor “üniversiteler, yağma alanıdır”. Yani, ülkenin okumuşları, ülkeyi soyup soğana çeviriyor. Bu rapordan pek bahsedilmez. Bu sayede kaale alan da olmaz ve 11 yılı geçti, üniversitelerde bir şey değişmedi. Arada 15 üniversite, darbecilere ait olduğu gerekçesiyle 15 Temmuz 2016'dan sonra kapatıldı, bunların 2.500 akademik personeli işten atıldı. Devlet üniversitelerinden 6.500 akademik personel, darbeci olduğu gerekçesiyle  işten atıldı. Sonra 1 üniversite, milyar TL'lik yolsuzluk ve borç nedeniyle kapatıldı. Bağışçıların bağışlarıyla kurulan ve ayakta duran 2 üniversite, yıllardır yolsuzluklardan, borçlardan ve mafyanın elinden kurtarılamadı. Birinde mafya mütevelli başkanı, silahlı çetesiyle rektörlüğü bile bastı ve işgal etti.

Yağmalamanın başlıca aracı, akademik sahtekarlıklar. Herşey, yağmalama düzeninin bozulmaması üzerine kurulu. O yüzden, bir bakıyorsun, dışarıdan düşman gözükenler, birbirlerinin 3-kağıtlarını da örtbas ediyor ve yağma düzenine çomak sokanlara birlikte saldırıyor. Bir tek 3-kağıt tezi iptal etmek zorunda kalmaları bile (ki bunu da ancak onlardan daha güçlü konumdaki ve başlarına bela açabilecek birileri yaptırabilir), örnek oluşturabilir ve domino etkisi yaratabilir, yağma düzeninin tüm ilişkiler ağı ortaya serilebilir. Bu hiç işlerine gelmiyor. YÖK ve üniversiteler, 3-kağıtları teşvik ede ede, örtbas ede ede, 3-kağıtçıları ödüllendire ödüllendire, kurumsallaştırdı ve başa çıkılamaz hale getirdi. Alanının temel kavramlarından bile habersiz diplomalılar ve akademisyenler ordusu yarattı. Buna karşı çıkan herkesi güç gösterileriyle bezdirdi, sindirdi, öğrenilmiş çaresizliğe maruz bıraktı. Olimpos tanrılar dağının tanrıları gibiler. 

***

Bilimi ve bilimciyi kiloyla tartmaya örnek yeni bir yazı : “Türk biliminde 70 kişilik başarı grubu”- Derin Orhon, Seval Sözen, Şeyda Duba; Herkese Bilim Teknoloji popüler bilim dergisi , 13 mayıs 2021, sayı 268, s. 18-19 ; editör : Orhan Bursalı).

3-kağıtçı dolu 70'lik liste !

Örnek – 1. (4 Mayıs 2019) “Çok gizli” Ahmet Yıldırım iptal edilmiş doktorasıyla HİLEYLE yine Ege Üniversitesi matematik doktora öğrencisi

330'dan fazla SCI makale sahibi (ülke rekoru) Ahmet Yıldırım'ın doktora diploması YOK! Çünkü Ege Üniversitesi'ndeki % 100 arak doktora tezi (2009) ve doktora diploması İPTAL EDİLDİ (2012) ! Buna rağmen, Ahmet Yıldırım, Ege Üniversitesi matematik bölümünde çalışmaya devam ediyor. Aslında bankamatik memur, yani, sadece maaşını alıyor, lise ve ortaokul öğrencilerine evde ve dersanelerde özel matematik dersleri veriyor, başka şehirlere bile gidiyor (bkz internet !).

Ahmet Yıldırım'a bizzat % 100 arak doktora tezi yazdırtan, danışmanı Turgut Öziş'ti. Bu yüzden kınama cezası verildi (üniversiteden atılması gerekirken). Buna rağmen, ana bilim dalı başkanı olarak kalmaya devam etti.

Ahmet Yıldırım, doktora diploması iptal edilince kapatılan Gediz Üniversitesi'nde Makina Mühendisliği doktorasına başladı, tabi ki torpille ve hileyle ; doktora tezi % 100 arak olan bir matematikçinin, makina mühendisliği hakkında fikir sahibi olma ihtimali yok ! Dersleri ve doktora yeterlik sınavını da hileyle geçirildi. 

15 Temmuz 2016'da Gediz Üniversitesi kapatılınca, Ahmet Yıldırım, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) makina mühendisliği doktorasına nakil oldu. Hilesiz doktora tezi yazabilmesi imkansız olduğu için doktoradan atılma yolundaydı. İKÇÜ'de 4 kez verdiği tez raporlarına, doktoradan atılmaması için hileyle geçer not verildi. Doktorasını tamamlamak için süresi Haziran 2019'da doluyordu. Süresinin dolmasına 2 dönem kala Ağustos 2018'de Ege Üniversitesi matematik doktora programına (topoloji doktorası) hileyle yatay geçiş yaptırıldı. “Çok gizli” Ahmet Yıldırım ve ortaklarının çevirdiği dolapları anlayabilmek için iz sürerek bulmaca çözmek gerekti. Ahmet Yıldırım'ın hileli doktora yatay geçişine dair herşey “çok gizli” sır ! Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Hileli yatay geçişi, topoloji abd hocaları yaptı. Hileli yatay geçiş, Fen Bilimleri Enstitüsü yönetim kuruluna onaylatıldı. Ağustos 2018'de yatay geçiş koşulu olduğu için “topoloji” konusunda doktora yeterlik sınavından hileyle geçirildi. Tabi ki, kendi alanı olan uygulamalı matematikte ancak % 100 arak doktora tezi verebilen Ahmet Yıldırım'ın topoloji doktora yeterlik sınavından geçirilmesi de hileli ! İsmet Karaca, doktora tez danışmanı oldu. Tez izleme komitesi oluşturuldu, Özgür Ege ve şimdilik bilinmeyen 1 kişi daha komitede. Tez önerisi kabul edildi ; tez başlığı, şimdilik bilinmiyor.

Ahmet Yıldırım'ın hileli doktora yatay geçişinin iptal edilmesi için 2 yıl önce YÖK'e başvurdum. Akibeti meçhul. “Çok gizli” Ahmet Yıldırım'ı korumaya devam ediyorlar.

Bölümdeki bir çok hoca, Ahmet Yıldırım'ın ortak yazarı ve onunla birlikte uluslarararası makale – atıf şebekelerine bulaşmış halde. Ve bölümün hemen hepsi, hile konusunda çok profesyonel !

Çömez Ahmet Yıldırım'ın, bölümde bu kadar etkili olabilmesi, arkasındaki bölüm ağası Turgut Öziş sayesinde (15 ortak makaleleri var).

Dünyanın iyi üniversitelerinde kapalı devre cemaatleşmeye karşı önlem alınır. Ege Üniversitesi matematik bölümünü kapalı devre cemaatin elinden kurtarabilmek için doktora programını kapatmak, ora mezunlarını artık hoca olarak orada işe almamak ve orada işe alınacak hocaları artık bölüm dışından birilerinin seçmesi gerekiyor.

Ege Üniversitesi'nde % 100 arak başka doktora tezleri de var. Bilgisayar mühendisliğindeki % 100 arak bir doktora tezini iptal ettirmeye uğraşıyordum. Örtbas edip duruyorlardı, YÖK tez arşivinden kaldırıldı. İptal edildiği anlaşılıyor. Tez sahibine dokunulmadı, hala İzmir'de bir üniversitede hoca. Bu % 100 arak bilgisayar mühendisliği doktora tezinin hikayesini bir başka yazıya bırakayım.

*

Örnek – 2. Ali Okatan'ın danışman olarak bizzat yazdırdığı Çağatay Akpolat'ın % 100 ÇALINTI tezi 21 ve 28 Eylül 2012'de Orhan Bursalı'nın editör olduğu Cumhuriyet Bilim Teknoloji dergisinde haber oldu. 9 yıl sonra Orhan Bursalı'nın editör olduğu Herkese Bilim Teknoloji dergisinde Ali Okatan “Türk biliminde 70 kişilik başarı grubu”ndakilerden 1'i olarak haber oldu ; kabus gibi !

Ali Okatan ve Bekir Karlık'ın Çanakkale'de birlikte düzenlediği sahte konferans hakkında haber : (28.01.2011) Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde Skandal 

Bekir Karlık, çok sayıda hileli makalede Ali Okatan'ın ortak yazarı ; bir ara birlikte WASET sahte konferansları benzeri sahte konferanslar düzenlediler.

Ali Okatan'ın yayın listesinde tek damla alın teri yok. Yayın listesini şişirtmek için dekanken Konya KTO Karatay Üniversitesi'nden CERN'e (Avrupa Parçacık Hızlandırıcı Merkezi ; atom fiziği deneyleri yapılan bir yer) yüklüce para ödetti ve böylece adını bile bilmediği onlarca CERN SCI makalesine yazar olarak adı yazılır oldu, 2014'te KTO Karatay Üniversitesi'nden atıldıktan sonra da adı yazılmaya devam etti, ediyor (şimdilik 100 civarında).

CERN makaleleri özensiz ve çok sorunlu ; bu yüzden olsa gerek, “Türk biliminde 70 kişilik başarı grubu” başlıklı yazıda “CERN makalelerinin kapsam dışı bırakıldığı” yazsa da Ali Okatan örneğindeki gibi kendi yazdıklarına uymamışlar. 3.500'den fazla yazarlı CERN makaleleri var. Yazar listesi makale metninden uzun. Ülkemiz CERN'e tam üye değil, tam üye ülkelerin her yıl 75 milyon Euro (800 milyon TL) üyelik aidatı ödemesi gerekiyor.

*

Örnek – 3. 2000 civarı SCI makale sahibi (ülke rekoru olabilir). Bu makalelerin % 95'ten fazlasına rektör olduktan sonra sahip oldu. 250 makaleye 2 yılı yoğun bakımda olmak üzere 4 yıl hapisteyken sahip oldu. Hikayesini bir başka yazıya bırakayım.

*

Örnek – 4. Bir yöntem sahibi. Yöntem, düzgün çalışıyor mu, meçhul. Yöntemin her derde deva olduğunu iddia eden doktora tezleri ve makaleler var ve bunların yazarları ve danışmanları ve jüri üyeleri, hep aynı kapalı devre gurup ve aynı çıkar gurubu üyeleri.

***

Bilimi ve bilimciyi kiloyla tartmaya örnek bir başka yazı : “Bilim raporu ülkemizin bilim sorunlarını yansıtmak ve çözüm üretmekten uzak : Hatalı veriler ve yanlış değerlendirmeler” (Lale Akarun ; Herkese Bilim Teknoloji popüler bilim dergisi , 29 Ocak 2021). Ufuk Akçiğit ve Elif Özcan Türk'ün Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) için yazdığı Türkiye Bilim Raporu (2020)'yi eleştiren bir yazı. Eleştiri şöyle: Raporda bilimciler kiloyla yanlış tartılmış. Doğru tartılsaymış Boğaziçi Üniversitesi sıralamalarda daha yukarılarda çıkarmış.

***

Boğaziçi Üniversitesi demişken …. Yılbaşından beri Boğaziçi Üniversitesi hocaları yeni rektör Melih Bulu'yu protesto ediyorlar. Yurtdışındaki destekçilerini bile saatler içinde hareketlendirebilen bir hoca kitlesi. Boğaziçi Üniversitesi'nde 500'den az hoca olmasına rağmen, ülkenin belki de etki alanı en geniş hocalar kitlesi. Protestoların 2. gününde Melih Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi'ndeki işletme doktora tezinin arak olduğu söylentileri başladı. Melih Bulu'nun doktora tezinin, ülkedeki 200.000'den fazla sansürlü tezden 1'i olduğundan ve sadece Boğaziçi Üniversitesi hocalarının üniversite kütüphanesindeki kopyasını görebildiğinden ve tezlerin aslında akademik sahtekar ordusunu gizlemek için sansürlendiğinden bahseden olmadı. Yurtdışında bir kaç yabancı hocaya “Melih Bulu'nun doktora tezi araktır” diye yazılar yazdırdılar ve siyasi eleştiriler eşliğinde sitelerinde yayınlattılar. Bir tek Boğaziçi Üniversitesi hocası bile, ortaya çıkıp “bu tez araktır ve iptal edilmelidir” demedi, iptal edilmesi için başvurmadı.

Normalde Boğaziçi Üniversitesi'nin protestocu hocaları, arak doktora tezlerinin raporlarını saatler içinde hazırlatabilecek ve günler içinde iptal ettirebilecek imkana sahip bir kitle. Bu yüzden Boğaziçi Üniversitesi hocalarından yardım istedim ve bu isteğim hemen hepsine ulaştı : “hazır, arak doktora tezi konularına el atmışken ; gelin bana da yardım edin ; % 100 arak tezleri bile iptal ettiremiyorum. Üniversitelerde arak tezlerin çokluğunu ve iptal ettirilemediklerini hepiniz çok iyi biliyorsunuz”. “Ben varım, yardım ederim” diyen çıkmadı ; üstüne, yardım istememden hoşlanmayanlar oldu. “Melih Bulu'nun doktora tezi araktır” diye yazılar yazdırdıkları yabancı hocalardan da aynı şekilde yardım istedim ; “yardım etmem” dediler.

Normalde Boğaziçi Üniversitesi'nin ve diğer üniversitelerin hocalarının mesajlaşma guruplarında birisi akademik 3-kağıtlardan bahsettiğinde herkes bir anda donup kalıyor, sus pus oluyor, 3 maymuna dönüşüveriyor.

Boğaziçi Üniversitesi hocaları protestolarına akademik sahtekarlıklar penceresinden bakıldığında görünen şu : üniversitelerin 3-kağıt bataklığına batmış olması, umurlarında değil ; tek dertleri, kendilerine ait gördükleri devlet üniversitesinde alıştıkları iktidarlarını sürdürmek.

***

"Üniversitelerinde bilimsel sahtekarlıkların doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır!"

Ülkedeki her sorunun temelinde üniversitelerinde bilimsel sahtekarlıkların doğal karşılanması yatmaktadır.

Üniversitelerinde bilimsel sahtekarlıklar doğal karşılandığı sürece, ara sıra soyanlar değişse de bir ülkenin tüm yaşam alanları soyulmaya devam edecektir !

Bir ülkedeki sorunları eleştirenler, yöneticiler değişir ve yerine kendi yandaşları gelirse, tüm sorunların çözüleceğini söylüyor, fakat üniversitelerinde bilimsel sahtekarlıkları doğal karşılıyor ve görmezden geliyorsa, emin olun ki eleştirdiklerinden bir farkı yoktur, tek derdi, ülkeyi kendi yandaşlarının değil, eleştirdiklerinin soymasıdır, soygun devam edecektir, belki artarak.

 (*) Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ : 2001 başından beri “elverişli eko sisteme yerleşen bakteri kolonisi  benzeri hızla çoğalan zehirli sarmaşık gibi ülkemiz üniversitelerini kuşatarak boğan, çürüten, kokutan, ve çökerten” ve “danışmanından rektörüne ve YÖK'üne kadar, doktora diploması satmayı en doğal hakları olarak gören” “akademik sahtekarlık gelenekçileri”ne karşı insan hakları mücadelesi vermektedir.

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar




.