İzzet Özgenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzzet Özgenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Aralık 2014
YÖK’te Yeni Dönemin Adı: Çalıyor Ama İyi Yazıyor!
Cumhurbaşkanlığı resmi web sayfasında yer alan 9 Aralık tarihli bir duyuruyla, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi İzzet Özgenç‘in YÖK Üyeliği`ne atandığı bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı. Hakkındaki intihal (bilimsel hırsızlık) iddialarına rağmen İzzet Özgenç`in bu makama atanmış olmasının, türlü yolsuzluk iddialarının üzerinin örtüldüğü ve bu iddialar karşısında toplumun tepkisizleştirilmeye çalışıldığı bugünlerde çok anlamlı olduğunu belirtmek isteriz.
İzzet Özgenç Hakkındaki Bilimsel Hırsızlık (İntihal) İddiaları Neydi? Nasıl Sümen Altı Edildi?
Uzun yıllar YÖK Yürütme Kurulu Üyeliği ile YÖK Başkan Vekilliği yapan ve siyaset sahnesinde tanınmış bir isim olan İzzet Özgenç`in, 1997 yılında hazırladığı doçentlik çalışmasının intihal olduğuna dair kapsamlı bir rapor bulunmaktadır. Söz konusu raporda şu değerlendirmeye yer verilmiştir:
"Üç kez reddedildikten sonra kabul edilen intihale konu tezin esasını Almanya`nın Osnabrück Üniversitesi`nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Hans Achenbach`ın 1974 yılında Berlin`de yayımlatılmış bulunan "Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre" isimli eseri oluşturmaktadır. İzzet Özgenç`in toplam 132 sayfa olan doçentlik tezinin "doktrinel orijinallik" taşıyan ilk elli sayfası doğrudan Achenbach`ın eserinden kaynak belirtilmeden aktarılmıştır. Burada kullanılan 290 referansın 202 adedi doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach`ın eserini takip etmektedir. Seksen sayfalık genel raporda ve ekinde sunulan aşırma atıf aktarım listesinde de görüleceği üzere Özgenç`in intihal fiili sabittir."
Söz konusu iddialarla ilgili bilgi ve belgeler, 25 Şubat 2010 günü, sendikamızca doğrudan dönemin Yükseköğretim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Özcan`a sunulmuş, iddiaların doğru olup olmadığı kanıtlanıncaya değin o dönem YÖK Yürütme Kurulu Üyesi olan İzzet Özgenç`in istifasının istenmesinin bilimsel dürüstlük açısından zorunlu olduğu, iddialarla ilgili gerekli araştırmanın ivedilikle başlatılması ve sonucu hakkında sendikamızın bilgilendirilmesi istenmiştir. Konuyla ilgili kamuoyuna yapılan açıklamalar ise iddiaların üzerini örtmek ve konuyu geçiştirmek dışında bir amaç taşımamıştır.
Bununla da yetinilmemiş ve İzzet Özgenç, hakkındaki bilimsel hırsızlık iddialarına rağmen 2012 yılında, kurulacak olan Türk-Alman Üniversitesi`ne YÖK tarafından birinci sırada rektör adayı olarak önerildiği haberi, basın-yayın organlarında yer almıştır. Ancak sendikamızın yürüttüğü mücadele sonuç vermiş, İzzet Özgenç rektör yapılmamıştır. Yaşananların ardından Bezmialem Üniversitesi`nin Mütevelli Heyeti`nde yer alan İzzet Özgenç, hakkındaki iddialar yeniden yok sayılmış ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeniden YÖK Üyeliği görevine atanmıştır.
Dolayısıyla bugün Yüksek Öğretim Kurulu`nda, akademi için en büyük suç sayılan "bilimsel hırsızlık" (intihal) fiilini işlemiş olduğu iddia edilen bir kimse görev yapmaktadır. Ayrıca bizler biliyoruz ki İzzet Özgenç, başta Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası olmak üzere, ceza hukukunun temel alanlarındaki düzenlemelerin hazırlık aşamasında doğrudan söz sahibi olmuştur. Yani bugünün mimarlarından da biridir!
Eğitim Sen olarak, hakkında hırsızlık iddiaları olanların topluma hesap vermekten imtina etmelerini ve buna rağmen önemli makam, mevkilere getirilmelerini kabul etmiyoruz. Ayrıca üzülerek belirtiyoruz ki bu duruma da hiç alışamıyoruz!
Söz konusu atamayı gerçekleştiren Recep Tayyip Erdoğan`a soruyoruz:
· "Geziciler" 1997 yılından bugünü görerek, İzzet Özgenç`i ve sizin iktidarınızı zor durumda bırakmak için "telekinezi" yöntemiyle bu iddiaların altyapısını hazırlamış olabilir mi?
· Yoksa var olduğu iddia edilen intihal, "büyük bir komplonun" ürünü bir "montaj" mı?
· Malumunuz Avrupa, ABD yayın sayısı bakımından Türkiye`den çok önde. Gerçekleştirdiğiniz söz konusu atama, Türkiye üniversitelerinde yayın sayısını artırmak için geliştirdiğiniz yeni bir stratejinin parçası mı?
· "Yeni Türkiye"nin "Yeni Üniversiteleri"nde, "çalıyor ama iyi yazıyor" dönemi mi başlatıyorsunuz?
Eğitim Sen olarak, konunun takipçisi olmayı sürdüreceğimizin ve her türlü hırsızlığa, yolsuzluğa olduğu gibi bilimsel hırsızlığa karşı da mücadelemizi yürütmekten asla geri adım atmayacağımızın bilinmesini istiyoruz.
İntihal raporunu görmek için tıklayınız.
ŞUBE YÜRÜTME KURULU
12 Haziran 2010
'Köşke Saygısızlık Olur' Diye Ayrıldı
Prof. Özgenç, Türk-Alman Üniversitesi rektör adaylığının ardından YÖK üyeliğinden de ayrıldı. Olayın perde arkasından ise Alman Büyükelçi Cuntz çıktı.
20 Mayıs 2010
Melih Aşık - İntihal rezaleti (Milliyet)
Bir üniversite öğretim üyesinin “intihal” yani “aşırma” ile suçlanması ciddi olaydır. Bir akademisyen için zaten daha ağır bir suçlama düşünülemez. O yüzden ciddi bir öğretim üyesi böyle bir suçlamanın altında yaşayamaz. Tabii o öğretim üyesinin çalıştığı kurum da...
Ancak intihal suçlamasına karşı ne suçlamaya hedef olan Prof. İzzet Özgenç’ten ne de görev yaptığı YÖK’ten en küçük bir ses çıkıyor...
Bırakın bir açıklama yapmayı... YÖK intihalle suçlanan bu üyesini ödüllendirdi, kurulacak Türk - Alman üniversitesine birinci sıradan rektör adayı bile gösterdi...
İzzet Özgenç’le ilgili intihal suçlamasını bir süre önce Eğitim Sen yaptı. İddiaya göre, YÖK Yürütme Kurulu üyesi olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’in 1997 yılında hazırladığı doçentlik çalışması, büyük ölçüde, Almanya’nın Osnabrück Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hans Achenbach’ın 1974 yılında Berlin’de yayımlatılmış bulunan “Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre” isimli eserinden alınmıştır. Toplam 132 sayfa olan doçentlik tezinin ilk elli sayfası doğrudan Achenbach’ın eserinden kaynak belirtilmeden aktarılmıştır. Burada kullanılan 290 referansın 202 adedi doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach’ın eserini takip etmektedir.
Belgeler 25 Şubat 2010 günü, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’a sunuluyor. Sendikanın bilgilendirilmesi isteniyor,. Ancak aradan üç ay geçtiği halde YÖK’ten ses seda çıkmıyor.
Üstüne üstlük Özgenç rektörlüğe aday gösteriliyor.
Çürümüşlüğün bu kadarı fazla değil mi?
Ancak intihal suçlamasına karşı ne suçlamaya hedef olan Prof. İzzet Özgenç’ten ne de görev yaptığı YÖK’ten en küçük bir ses çıkıyor...
Bırakın bir açıklama yapmayı... YÖK intihalle suçlanan bu üyesini ödüllendirdi, kurulacak Türk - Alman üniversitesine birinci sıradan rektör adayı bile gösterdi...
İzzet Özgenç’le ilgili intihal suçlamasını bir süre önce Eğitim Sen yaptı. İddiaya göre, YÖK Yürütme Kurulu üyesi olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’in 1997 yılında hazırladığı doçentlik çalışması, büyük ölçüde, Almanya’nın Osnabrück Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hans Achenbach’ın 1974 yılında Berlin’de yayımlatılmış bulunan “Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre” isimli eserinden alınmıştır. Toplam 132 sayfa olan doçentlik tezinin ilk elli sayfası doğrudan Achenbach’ın eserinden kaynak belirtilmeden aktarılmıştır. Burada kullanılan 290 referansın 202 adedi doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach’ın eserini takip etmektedir.
Belgeler 25 Şubat 2010 günü, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’a sunuluyor. Sendikanın bilgilendirilmesi isteniyor,. Ancak aradan üç ay geçtiği halde YÖK’ten ses seda çıkmıyor.
Üstüne üstlük Özgenç rektörlüğe aday gösteriliyor.
Çürümüşlüğün bu kadarı fazla değil mi?
17 Mayıs 2010
EĞİTİM SEN - YÖK, İntihal İddialarını Görmezden Gelip İzzet Özgenç’e Ödül mü Veriyor?
Kurumların yöneticisi olan kişilerden yönettikleri kurumların hukuki ve etik ilkelerine uygun davranmaları beklenir. Bugün Yüksek Öğretim Kurulu’nda, üniversiteler için en büyük günah sayılan “bilimsel aşırma” (intihal) fiilini işlemiş olduğu iddia edilen bir kimse görev yapmaktadır. Yakın zamana kadar Yüksek Öğretim Kurulu Başkanvekilliği görevini yürüten, bugün YÖK Yürütme Kurulu üyesi olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’in 1997 yılında hazırladığı doçentlik çalışmasının esasını Almanya’nın Osnabrück Üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Hans Achenbach’ın 1974 yılında Berlin’de yayımlatılmış bulunan “Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre” isimli eserinin oluşturduğu iddiası ortadadır.
Şimdi de hakkında intihal yaptığı yolunda iddialar bulunan İzzet Özgenç’in kurulacak olan Türk-Alman Üniversitesine YÖK tarafından birinci sırada rektör adayı olarak önerildiği haberi, basın-yayın organlarında yer almıştır. Hakkında intihal haberleri olan ve bunun karşısında suskunluğunu koruyan bir isim olan İzzet Özgenç, hem rektörlük için adaylık başvurusu yapmakta bir sakınca görmemiş; üstüne üstlük de YÖK Genel Kurulu kendisini bu üniversitenin rektörlüğü için birinci sıradan aday olarak göstermiştir.
Eğitim Sen olarak soruyoruz: YÖK, İzzet Özgenç hakkında ortaya attığımız iddiaları inceleyip, iddiaların aksini mi ispatlamıştır? Böylece İzzet Özgenç’in rektör olarak atanmasında bir sakınca olmadığı kanaatine mi varılmıştır? Yoksa YÖK, İzzet Özgenç hakkındaki iddiaları inceleyip intihal iddialarının doğruluğuna inanarak bilimsel hırsızlığı özendirmek ve teşvik etmek adına İzzet Özgenç’e ödül vermeyi mi uygun görmüştür? YÖK’ün rektör atama kriterlerinde bilimsellik yerine yandaşlık mı birinci sıradadır? Tüm bu sorular ortadadır ve yanıtlanmayı beklemektedir. Eğitim Sen bu soruların yanıtlanması için konunun takipçisi olmayı sürdürecek ve her türlü hırsızlığa olduğu gibi, bilimsel hırsızlığa karşı da mücadelesini yürütmekten geri adım atmayacaktır.
EĞİTİM SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU
10 Mayıs 2010
YÖK, “intihalci” üyesini kayırıyor (soL Haber)
132 sayfanın 50’si, 290 referansın 202’si “aşırma”
Raporda, aşırma iddiasına konu olan tezin esasını Almanya’nın Osnabrück Üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Hans Achenbach’ın 1974 yılında Berlin’de yayımlanan “Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre” isimli eserinin oluşturduğu belirtiliyor. Ayrıca, İzzet Özgenç’in toplam 132 sayfa olan doçentlik tezinin “doktrinel orijinallik” taşıyan ilk 50 sayfasının doğrudan Achenbach’ın eserinden kaynak belirtilmeden aktarıldığı da vurgulanıyor. Burada kullanılan 290 referansın 202 adedinin doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach’ın eserini takip ettiğine dikkat çekilirken, raporda son olarak “Özgenç’in intihal fiilinin sabit olduğu” ifade ediliyor.>>>
7 Mayıs 2010
YÖK BAŞBAKANIN DANIŞMANINI NASIL KAYBETTİ? (ODA TV)
Odatv olarak 1 Mart 2010 tarihinde YÖK Genel Kurulu üyesi İzzet Özgenç hakkında bir haber yaptık. Haberde geçmişte Başbakan Erdoğan'a danışmanlık da yapan Özgenç'in doçentlik tezinde intihal olduğunu iddia eden bir raporun Eğitim-Sen tarafından YÖK'e sunulduğunu anlatılıyordu.
Raporun iddiasına göre Özgenç’in doçentlik tezinin esasını Prof. Dr. Hans Achenbach’ın 1974 yılında yayımlamış olduğu “Historische und dogmatische Grundlagen der Strafrechtssystematischen Schuldlehre” isimli eserinin oluşturuyordu.
Özgenç’in doçentlik tezi 132 sayfadan oluşurken, Türk bilim dünyasına bilimsel katkı yaptığı ileri sürülen 50 sayfalık kısmı belirtilen Alman Profesörünün eserinden kaynak göstermeden çevrildiği Eğitim-Sen tarafından YÖK’e iletililen raporda anlatıldı. Ayrıca Özgenç’in doçentlik tezinin ilk bölümünde yer alan 290 referansın 202 tanesinin doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach’ın eserini takip ettiği de söz konusu raporda ifade edildi.
Bu raporun YÖK'e sunulmasının ardından iki ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen YÖK halen bir açıklamada bulunmadı. Eğitim-Sen bunun üzerine önceki gün bir basın açıklaması yaparak YÖK'ün konu hakkında kamuoyunu bilgilendirmesini istedi.
İşte Eğitim-Sen'in o açıklaması:
YÖK İZZET ÖZGENÇ İLE İLGİLİ İNTİHAL İDDİALARI KONUSUNDA NEDEN SUSKUN
Kurumların yöneticisi olan kişilerden yönettikleri kurumların hukuki ve etik ilkelerine uygun davranmaları beklenir. Bugün Yüksek Öğretim Kurulunda, üniversiteler için en büyük günah sayılan “bilimsel aşırma” (intihal) fiilini işlemiş olduğu iddia edilen bir kimse görev yapmaktadır. Yakın zamana kadar Yüksek Öğretim Kurulu Başkanvekilliği görevini yürüten, bugün YÖK Yürütme Kurulu üyesi olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’in 1997 yılında hazırladığı doçentlik çalışmasının intihal olduğuna dair kapsamlı bir rapor sendikamıza ulaştırılmıştır. Bu konudaki iddialar, bazı internet sitelerinde de yer almıştır.
Raporda şu değerlendirmeye yer verilmiştir. “ Üç kez reddedildikten sonra kabul edilen intihale konu tezin esasını Almanya’nın Osnabrück Üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Hans Achenbach’ın 1974 yılında Berlin’de yayımlatılmış bulunan “Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre” isimli eseri oluşturmaktadır. İzzet Özgenç’in toplam 132 sayfa olan doçentlik tezinin “doktrinel orijinallik” taşıyan ilk elli sayfası doğrudan Achenbach’ın eserinden kaynak belirtilmeden aktarılmıştır. Burada kullanılan 290 referansın 202 adedi doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach’ın eserini takip etmektedir. Seksen sayfalık genel raporda ve ekinde sunulan aşırma atıf aktarım listesinde de görüleceği üzere Özgenç’in intihal fiili sabittir.”
İzzet Özgenç, Türkiye üniversite sistemi ve siyaset sahnesinde tanınmış bir isimdir. Başta Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası olmak üzere, ceza hukukunun temel alanlarındaki düzenlemelerin hazırlık aşamasında doğrudan söz sahibi olmuştur.
Yukarıda dile getirilen iddialarla ilgili bilgi ve belgeler, 25 Şubat 2010 günü, sendikamızca doğrudan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Sayın Yusuf Ziya Özcan’a sunulmuş, iddiaların doğru olup olmadığı kanıtlanıncaya değin İzzet Özgenç’in istifasının istenmesinin bilimsel dürüstlük açısından zorunlu olduğu, iddialarla ilgili gerekli araştırmanın ivedilikle başlatılması ve sonucu hakkında sendikamızın bilgilendirilmesi istenmiştir. Ancak YÖK, aradan yaklaşık iki aylık bir süre geçmesine rağmen, bir araştırma başlatılıp başlatılmadığını, başlatıldı ise sonucunu sendikamıza bildirmemiştir. Bu durum üzerine, sendikamızca, 21 Nisan 2010 günü, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’ndan, intihal iddiasının görüşülmesi amacıyla randevu istenmiştir. Üzülerek belirtmek isteriz ki, iki haftayı geçtiği halde, görüşme isteğimize de olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmemiştir.
EĞİTİM SEN intihal konusundaki iddiaları doğrudan kamuoyuyla paylaşmamış, kişilerin temel hak ve özgürlüklerine duyduğu saygı gereği, bu iddiaların araştırılmasını, kurumun en üst düzey yönetiminden istemiştir. Öyle anlaşılıyor ki YÖK, eğitim ve bilim hizmetleri hizmet kolunda örgütlü bir sendikanın gösterdiği duyarlılığı göstermemiş, intihal iddialarına kulak tıkamıştır. Yaşananları başkaca bir biçimde açıklamaya olanak yoktur.
YÖK, intihal iddialarıyla ilgili olarak sendikamız ile eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, kamuoyuna bir açıklama borçludur. Aksi takdirde, intihal iddialarının bir parçası olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
!
Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke
Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...
Predatory journals: Who publishes in them and why?
.....................................................................
...
...
...
* Rastgele Yazılar
.