Akademik
sahtekarlığın kurumsallaştırıldığı ve resmi politika haline getirildiği Türkiye
üniversitelerinde akademik sahtekarları sahiplenmenin ve sahtekarlığa itirazı
olanlara çaresizlik öğretici (öğrenilmiş çaresizlik) güç gösterisinin zirvesi.
Toplumun tepkisizliğinden, basının ilgisizliğinden ve özellikle akademideki
sahtekarlığa az çok bulaşanların çokluğundan ve bulaşmayanların bulaşanlardan
korkup 3-maymun olmasından cesaret alıyorlar :
Uluslararası
makale ve atıf şebekeleriyle ortak , alakasız bir
çok konuda 222 SCI (332 SCOPUS indeksli) yayın ile Türkiye matematik makale rekortmeni Ahmet Yıldırım'ın
hikayesini önceki 4 yazımda anlatmıştım
:
* 60 yıllık Ege Üniversitesi'nin “% 100 ÇALINTI” doktora tezleri :
danışman Turgut Öziş'e “KINAMA” cezası (28
Haziran 2014)
İlk
yazımda Ahmet Yıldırım'a bile bile arak doktora tezi yazdıranın, doktora tez
danışmanı Turgut Öziş olduğunu anlattım. Bu yüzden ona “kınama” cezası verildi.
Ne değişti ? Hiçbir şey, o gün bugündür hala uygulamalı matematik abd başkanı
ve bölümün ağası : anormal ! Bölümde onlarca hoca olmasına rağmen hem de :
iyice anormal !
Şimdiye
dek sadece 1 arak makalesi yayından atıldı. 1 uydurma makalesi ise düzeltme ile
geçiştirilerek yayından atılmaktan kurtarıldı.
* Ege Üniversitesi Ahmet Yıldırım'ın “% 100 ÇALINTI” doktora tezini
ve doktora diplomasını İPTAL ETMİŞ ! (28
Ağustos 2014)
* Ahmet Yıldırım Ege Üniversitesi'ne geri döndü (15
Eylül 2015)
Ege
Üniversitesi matematikteki % 100 arak uygulamalı matematik doktora tezi iptal
edilmiş olan “332 makale sahibi” Ahmet Yıldırım'ın, kapatılan Gediz Üniversitesi makina mühendisliği doktora programından HİLELİ YATAY GEÇİŞLE Ege Üniversitesi matematikte 2. kez doktoraya (topoloji)
başlatılma hikayesini YÖK'e rapor edeli 3 yıl oldu, cevap yok, başvurum
buharlaştırıldı. İdari soruşturma açılması lazım, açılmadı. Adli suç, suça
dahil olanların hepsi hakkında ceza soruşturması açılması lazım, açılmadı.
* “Çok gizli” Ahmet Yıldırım iptal edilmiş doktorasıyla HİLEYLE yine Ege Üniversitesi matematik doktora öğrencisi (4
Mayıs 2019)
HİLELİ
YATAY GEÇİŞ, şaibeli doktora tezi ile taçlandırılarak Ahmet Yıldırım'a HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2.
doktora diploması nihayet verildi. Doktora tezi elime geçtiğinde tezin detaylarını bu yazıya güncelleme yaparak ekleyeceğim.
Ahmet
Yıldırım'ın doktora tezinden ürettiğini belirttiği, hiç fikir sahibi olmadığı görüntü işleme (image
processing) konusunda 2 UYDURMA makalesi, yağmacı (predatory) dergilerde yayınlanmış. Uluslararası makale ve atıf şebekeleriyle ortak 222 SCI makalesi varken,
doktora tezinden ürettiği makalelerini SCI dergilerinde yayınlatamamış ! :
Ahmet
Yıldırım, İsmet Karaca (Aralık 2021).
“A
PDE-based Mathematical Method in Image Processing: Digital-Discrete Method for
Perona-Malik Equation”, American
Academic Scientific Research Journal for Engineering, Technology, and Sciences, ISSN
(Print) 2313-4410, ISSN (Online) 2313-4402, (December 2021) Volume 84, No1, pp
118-129.
Ahmet
Yıldırım, İsmet Karaca (Aralık 2021).
“On
The Solutions of The Image Processing Problems Using Total Variational-Based
Diffusion and Digital-Discrete Method”, International
Journal of Progressive Sciences and Technologies (IJPSAT), ISSN: 2509-0119,
(International Journals of Sciences and High Technologies), Vol. 30 No. 1
December 2021, pp.106-116.
Ahmet
Yıldırım, kurumsallaştırılmış akademik sahtekarlık ortamında fikri bile
olmadığı bir çok alakasız konuda uçuş serbest tez ve makale yumurtlamakta son
derecede rahat. Matematik (uygulamalı matematik) doktora tezi % 100 çalıntı. Makina mühendisliği uydurma doktora tezini az daha onaylatmak üzereydi. 2.
matematik (topoloji) doktora tezi, görüntü işleme (image processing) konusunda
ve muhtemelen tamamen UYDURMA.
% 100
arak doktora tezi iptal edileli beri, Ahmet Yıldırım bankamatik araştırma
görevlisi. Vatandaş vergilerinden maaşı ödeniyor, piyasada özel matematik
dersleri veriyor. Özel derslerinin ilanları ve videoları internette dolu.
Şimdi
sırada Ahmet Yıldırım'ı 332 makale ve 2 doktora makalesi ile hemen doçent
yapmak var. 5 yıl sonra, hatta 1-2 yıl sonra (örnekleri var) hemen profesör
yapmak var.
***
Ahmet
Yıldırım vakasında Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) ve Ege Üniversitesi'nin
verdiği mesaj şu :
-
Ahmetçiğimiz, sen bizim medarı iftiharımızsın, hocalar ve öğrenciler için rol
modelimizsin. % 100 arak doktora tezini örtbas etmek, normalde bir sürü benzer
teze yaptığımız gibi bizim için çocuk oyuncağıydı. Fakat aksilik oldu, örtbası
beceremedik, iptal etmek zorunda kaldık ama sana 2. doktora diploması
vermemize kimse engel olamaz. Gediz Üniversitesi makina
mühendisliğinden verecektik, aksilik oldu, orası kapatıldı. İzmir Katip Çelebi
Üniversitesi makina mühendisliğinden verecektik, aksilik oldu, az daha
doktoradan atılıyordun. Ege Üniversitesi matematikten verdik yine ama seni bankamatik
araştırma görevlisi olarak çalıştırmaya ve vatandaş vergilerinden maaşını
ödemeye devam etmemize ve
piyasada özel matematik dersleri vermeye devam etmene kimse engel olamaz. Seni 330'dan fazla makalenle hemen doçent yapmamıza ve hemen profesör yapmamıza
kimse engel olamaz.
-
Üniversite diploması dediğin, doktora diploması dediğin, bir kağıt parçasıdır,
paçavradır, bilgi gerekmez, öğrenmek gerekmez, emek gerekmez, çalışmak
gerekmez. Rektör, canı istediğine istediği diplomayı verir, kimse karışamaz, kimse
engel olamaz. Rektörün en güçlü silahıdır. Biz rektöre rektör demeyiz, rektör
istediğine diploma veremedikçe.
Ülkemizde
istifa etme geleneği yok, utanma geleneği olmamasına paralel, oluşacağı da yok.
Yine de “kimse söylemedi” denmesin :
Doktorası
iptal edilmiş Ahmet Yıldırım'a katmerli HİLEYLE Ege
Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması vermeniz ve bununla ilgili
başvurularımı buharlaştırmanız, yapmak zorunda olduğunuz işlemleri yapmamanız
ve cevap bile vermemeniz nedeniyle, bu yaptıklarınızın üniversite kavramının
bittiği yer anlamına gelmesi ve daha
ötesi, daha beteri olmaması nedeniyle :
Üniversiteden
ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, YÖK eski başkanı Mehmet Ali Yekta Saraç.
Üniversiteden
ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, YÖK başkanı Erol Özvar,
Üniversiteden
ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, Ege Üniversitesi rektörü Edirne eski AKP
milletvekili Necdet Budak,
Üniversiteden
ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, İsmet Karaca (HİLELERİN baş organizatörü
Ege Üniversitesi matematik bölüm bşk, FBE anabilim dalı bşk, UYDURMA doktora
tezinin danışmanı),
Üniversiteden
ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, UYDURMA doktora tezinin jüri üyeleri,
Üniversiteden
ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, HİLELERE ortak olan Ege Üniversitesi FBE
müdürü vd yöneticileri, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi rektörü, oradaki
doktora tezi danışmanı, makina mühendisliği bölüm bşk, FBE anabilim dalı bşk,
FBE müdürü vd yöneticileri.
***
Muhalefet
partileri, bugünlerde ortak duyurularında YÖK'ü kapatacaklarını belirttiler.
Neredeyse kuruluşundan beri, 40 yıldır, her parti YÖK'ü kapatacağını söyler.
Seçimi kazanan, sözünü tutmaz ve YÖK'ü kendi çıkarları için kullanır. YÖK,
yüksek öğretim bürokrasisi kurumu, yani siyasi bir kurum. En denetimsiz
bürokratik kurum. O yüzden bürokrasinin hastalıkları, burada azmış ve
zıvanadan çıkmış halde. Kimse aldırmasa da, hakkında “yağma alanı” olarak
tanımlandığı devlet raporu (Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu : YÖK veÜniversiteler Hakkında Rapor, Aralık 2009) olan ilk ve tek bürokratik kurum.
Ülkemizin
bilim üretme geleneği yok, oluşacağı da yok. Teknoloji üretme geleneği yok,
çok geriden takip ediyoruz. Bunlara paralel, üniversite geleneği yok.
Ülkemizin
hak hukuk arama geleneği yok, oluşacağı da yok.
Ülkemizin
etik geleneği yok, oluşacağı da yok.
YÖK
ve üniversite yöneticileri, antik yunan'ın olimpos tanrıları havasında. Yedikleri haltlara engel olabilecek kimse yok !
Bunlar
birleşince, YÖK ve üniversitelerin “yağma alanı” olarak tanımlanmasına ve
kimsenin buna aldırmamasına şaşırmamak gerek.
***
3-maymunu
oynayan Türk matematikçilere çağrı : matematiğe sahip çıkın, matematikçi
diplomalarına sahip çıkın, matematik doktora diplomalarına sahip çıkın.
3-maymunu
oynayan Türk akademisyenlere çağrı : üniversite diplomalarına sahip çıkın,
doktora diplomalarına sahip çıkın.
3-maymunu
oynayan üniversite mezunlarının meslek odalarına (mühendis odaları gibi) ve
meslek derneklerine (psikologlar derneği gibi) ve etik isimli derneklere
(Akademide Etik Derneği gibi) çağrı : mesleklere sahip çıkın, meslek
diplomalarına sahip çıkın, meslek doktora diplomalarına sahip çıkın.
3-maymunu
oynayan bilimsel sivil toplum kuruluşlarına (Bilim Akademisi Derneği gibi)
çağrı : mesleklere sahip çıkın, meslek diplomalarına sahip çıkın, meslek
doktora diplomalarına sahip çıkın.
Yolsuzluk,
resmi verilerin doğru olmaması gibi lafları dilinden düşürmezken 3-kağıdın
üniversitelerde kurumsallaştırılması konusunda 3-maymunu oynayanları düşünmeye
çağrı : güvenilmez veriler açıklayanlar, içi boş kolay üniversite diploması
sahipleri olmasın sakın ! Verileri çarpıtma alışkanlığını 3-kağıdın
kurumsallaştırıldığı üniversitelerde ediniyor olmasınlar sakın ! Bazı sorunları
farkederken, bu sorunların kaynağını görmezden gelmeniz, dibi delik bardağa su
dolduramadığınız için söylenip durmaya benziyor.
"Üniversitelerinde
bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları
soyulacaktır."
***
Ülkemiz,
akademik sahtekarlıkta dünyada ilk 3'te. Lisans ve doktora diploması satın
alınamayacak üniversite ve bölüm yok.
Ülkemizle
aynı nüfus sahip, fakat bilime ve teknolojiye öncülük eden almanlarla dalga
geçiyoruz : “aaaa ! Sizde sadece 2 milyon üniversite öğrencisi mi var ! Bizde 8
milyon var !”. Almanların bir kaç yüzyıldır üniversite hocası sıkıntısı yok.
Bizde 1 milyon öğrenciye yetecek hoca bile yok, fakat hoca enflasyonumuz da
var, üniversitelerden taşıyorlar, her yerde yöneticiler artık doktora
diplomalı, doçent, profesör. Uzak doğuda sahte konferansa gittiklerinde seks
masajı masrafları bile ödeniyor. Bir sahte konferans makalesi için 500 Euro
sahte konferansçılara, 3.000 Euro (toplam 55.000 tl) uçak ve otel ve yeme
içmeye ödeniyor. Onbinlerce çöp makale üretiliyor, milyarlar harcanıyor. Kiloyla bilim tartılarında ağır çekmeye çalışılıyor ve bunlarla aldatıcı reklam
yapılıyor. Yeni kurulan özel apartman üniversitesi, destur demeden, girişine
dev ilanlar asıyor, atış serbest : dünya üniversite sıralamalarında 1.yiz. Aynı
yerde çalışan lise mezunu alman teknisyene, ODTÜ mezunu mühendisin 7 katı maaş
ödeniyor. KPSS'de 1. olanları bile devlette işe sokmuyorlar. Yani, torpilin
yoksa diploma, sınav kazanma falan bir işe yaramıyor. Yani, aslında kolay
diploma, torpillilerin işlerini kolaylaştırmak, önlerini açmak için. Bu arada
dünya üniversite mezunu nüfus istatistiklerinde yüksek gözüküyoruz, öğrencileri
işsiz saymıyoruz, işsizlik istatistiklerinde düşük gözüküyoruz. Bir taşla çok
kuş ! Yüzbinlerce öğretmen işsiz. Yüzbinlerce üniversite mezunu, vasıfsız işçi
olarak çalışıyor. Özel üniversiteler, hocaları asgari ücretle (son zamla
4.253.40 tl) çalıştırıyor.
Gelişmiş
ülkelerde üniversiteler, ülkelerini geliştirdiler ; bizde yağma alanı.
Batı
ülkelerinde bir zamanlar normalde kan bağıyla geçen asalet unvanlarını satma
modası vardı ; bizde üniversite diplomaları, doktora diplomaları ve akademik
unvanlar satılıyor.
Osmanlı
İmparatorluğu'nın batması 120 yıl sürdü : topraklarının 7/8'ini kaybetti ve
nüfusunun yarısı canını kaybetti ; dünyadaki değişimi anlayamadı, kendi
konumunu tartamadı, yeni ortaya çıkan kapitalizmi anlayamadı, borç batağına
saplandı, aşırı israftan vazgeçmedi, yabancılara çok haklar verdi
(kapitülasyonlar : denizlerini ve limanlarını kullanma hakkı (kabotaj),
1930'larda geri alınabildi, demiryolu yakınında maden arama ve işletme hakları,
Kıbrıs'in ingilizler'e kiraladı, bir daha geri alamadı, 12 ege adasını
italyanlar'a ödünç verdi, bir daha geri alamadı).
3-kağıdın
üniversitelerde kurumsallaştırıldığı ülkemizin iyi bir geleceğe sahip olma
ihtimali sıfır ! Bunun bedeli zaten fitil fitil ödeniyor, daha beter ödenecek.
Bedelleri en çok yoksullar öder : altta kalanın canı çıksın !
3-maymunu
oynayanlar, devam edin, …. kına yakarsınız !
Herşey,
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu “Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim -YasalÇerçeve ve Uygulamalar- ” konulu “Denetleme Raporu”nda (Tarih : 14 / 12/ 2009 ,
Sayı: 2009 / 8) belirtilen ağır hukuk ihlallerinin aynı şekilde devam
ettirilmesi için (!).
(*)
Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ : ODTÜlü. 2001 başından beri “elverişli eko sisteme
yerleşen bakteri kolonisi benzeri hızla
çoğalan zehirli sarmaşık gibi ülkemiz üniversitelerini kuşatarak boğan,
çürüten, kokutan, ve çökerten” ve “danışmanından rektörüne ve YÖK'üne kadar,
doktora diploması satmayı en doğal hakları olarak gören” “akademik sahtekarlık
gelenekçileri”ne karşı insan hakları mücadelesi vermektedir.