NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın

2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

Bilim Akademisinin Sahte Belge ve İmza Üretimi Hakkındaki Açıklaması (2025) lütfen tıklayın

“Sahte Diploma Soruşturması” Hakkında Kamuoyu Bilgilendirmesi - Türkiye Barolar Birliği (2025) lütfen tıklayın

Dr. Tansu Küçüköncü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dr. Tansu Küçüköncü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2024

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ(*) - Bilimci ve Üniversite Sıralamaları Kandırmacası

İnsafsız uçan Türk akademisyenler ve insafsız uçan Türk üniversiteleri

Yıllardır yılda bir kaç kez bilimci ve üniversite ve bunlara paralel ülke sıralamaları ortaya seriliyor: düpedüz kandırmaca! 

Bir listeye giremeyen öbür listeye giriyor. Yeni kurulmuş apartman üniversitesi, dünyada ilk 500'de... süper! Sanırsın ki biz Batı’dan değil, Batı bizden 350 yıl geride..! Sanırsın ki bilimi ve teknolojiyi Batı değil, biz keşfettik ve icat ettik. 

Müşterisi bol olmalı ki listeler giderek kalabalıklaşıyor, “Dünyada ilk bir kaç yüzbin bilimci listesi”: bunlar en çok makalesi olan ve en çok atıf alanlarmış. 

Listeler haftada 2 makale yayınlayan Speedy Gonzales uçan Türk bilimcilerle dolu: matematikçi, fizikçi, tıpçı, ne ararsan var, 2.000 makaleyi geçenler var, 10.000 atıfı geçenler var. Bunlara oluk oluk paralar, ödüller, teşvikler de akıtılıyor; her yerde (üniversite, bürokrasi, özel sektör) çok hızlı yükseliyorlar. 

Bunların bazılarını ne gören var ne bilen, kimsenin “gel seni bir görelim, tanışalım, çalışmalarını dinleyelim, ufkumuzu aç” dememesini de fırsat bilerek kimseyi uyandırmadan karanlık sularda avlanıyorlar. Aşağıdakiler haricindeki özellikle matematikçi ve fizikçi örnek isimlerden başka bir yazıda bahsedelim. Haftada 2 aşk mektubu yazmaya kalksan yazamazsın. 

Kim bunlar, nasıl beceriyorlar? 

Profesyonel yerli ve yabancı makale ve atıf şebekeleri ve parayla makale ve tez yazanlar ve yazdıranlar ve parayla her makaleyi basan “yağmacı dergiler” ve “yağmacı konferanslar”... ve yetmedi: “sahte dergiler” ve “sahte konferanslar”.

Meydan sahipsiz. Bilimcilerimiz ve üniversitelerimiz bu alanlarda dünyada ilk 3'te (Nijerya ve Hindistan ile), o kadar iddialılar yani. Yılda “çoğu işe yaramaz” 60.000 makale ile Türkiye, ülkeler arasında 20.lik civarında. 

Yabancı üniversite öğrencisi pazarında ülke sıralamasına bakarlarmış, Nijerya'nın pastadaki payından kapmaya çalışırmışız. O sayede 350.000 yabancı öğrenci bizi seçmiş ve bizi onurlandırmış, biz de onlar burada okusunlar diye neredeyse üstüne para verirmişiz.

Her Türk üniversite mezunu doğar

200.000 civarında akademisyenimiz var. Değil fazladan 350.000 yabancı öğrenciyi, 350.000 Türk öğrenciyi okutmaya yetmez. 8 milyondan fazla üniversite öğrencisini okutmaya yetmediği kesin! 

Ülkede her 10 kişiden 1'i üniversite öğrencisi. Milyonlarca üniversite mezununun 10'da 1'i için iş var mı? Yok! 

Bunlar acayip anormal. Çok tuhaf şeyler oluyor, ama ne? Bunlardan organize birileri haksız çok kazanıyor, kesin! Ülke çok kaybediyor, kesin! 

Bizle aynı nüfusa sahip bilim öncüsü ve bizden çok zengin Almanya'da 2 milyon üniversite öğrencisi var, o kadarıyla zor başa çıkıyorlar. 

Türk tipi makale rekortmeni araştırma tipi üniversiteler intihal doktora tezlerinde de rekortmenler

Ülkede yıllardır en çok matematik fışkıran 2 bölüm Ege Üniversitesi Matematik, Çankaya Üniversitesi Matematik ve en çok kuantum fiziği fışkıran 2 bölüm Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fizik ve Bilgisayar Mühendisliği için ilgili ve yetkili ve doğrudan muhatap herkese buradan bir çağrı yapalım:

Türk Matematik Derneği (TMD), Türk Fizik Derneği, Bilim Akademisi Derneği, Elektrik Mühendisleri Odası ve Bilgisayar Mühendisleri Odası da aracı olsun.

Şimdiye dek diğer Türk matematikçilerin ve fizikçilerin karşılaşmadığı, ya kendi sularında ya da bilmediğimiz uluslararası sularda yüzen, bu bölümlerdeki hocalar, dünyaya fışkırttıkları matematik ve fiziği, bizden esirgemesinler, bize de anlatsınlar. Bizi bölümlerine davet etsinler ya da Şirince'de Matematik Köyü'nde toplanalım, artık kendileriyle tanışalım, basını da davet edelim, anlattıklarını kayda alalım ve internete de koyalım, herkes faydalansın.DEVAMI>>

4 Temmuz 2023

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ - Nişantaşı Üniversitesi sahibi Levent Uysal ve Aston American University LLC'den satın aldığı SAHTE diplomaları

Levent Uysal, Nişantaşı Üniversitesi kurucu sahibi, mütevelli heyeti bşk, üniversitenin kurucu sahibi Nişantaşı Eğitim Vakfı bşk, Nişantaşı Eğitim Kurumları yönetim kurulu bşk. Kendini doktor ve şu diplomalara sahip olarak tanıtıyor: 

Aston American University bachelor's degree business administration (işletme lisans), Aston American University doctor's degree phd in business management (işletme doktora), Universidad Azteca Europen Programmes phd in business management (işletme doktora) (Meksika), İstanbul Üniversitesi turizm işletme lisans.

Levent Uysal, 2 doktora tezini göstermiyor, tez başlıklarını söylemiyor, tezleri hangi dilde yazdığını söylemiyor, tez danışmanının kim olduğunu söylemiyor.

Levent Uysal'ın kişisel sitesinde aynen şöyle yazıyordu, bunları silmiş :

Dr. Levent Uysal, İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümünden mezun olduktan sonra Aston Amerikan Üniversitesi’nde MBA, ardından da Azteca Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi alanında doktorasını vererek, ‘Doktor’ unvanını isminin önüne ekledi.

Eğitimin önemine yürekten inanan Dr. Levent Uysal’ın Harvard Ünivesitesi’nden ‘Laboratuvardan Pazara Teknoloji Girişimciliği ve Massachusetts Institute of Technology’den ‘Okullarda İnovasyon Başlatmak’ adlı iki sertifikası da bulunmaktadır.

Milliyet gazetesi (Aysel Bozan Yılmaz) 13 Ekim 2016'da Aston American University ve Türkler hakkında “Diplomada denklik kandırmacası” başlıklı haber yaptı.

Aston American University ve Universidat Azteca ve Türkler hakkında sosyal medyadaki yazılara bir örnek (Ağustos 2022) : “Sahte diploma çakallığı

Patronlar Dünyası 10 Ağustos 2022'de, “İş dünyasının ünlülerin mezun olduğu Aston American University'si fake mi!” başlıklı haber yaptı.

Sözcü gazetesi (Sultan Uçar) 28 Eylül 2022'de, Aston American University, Universidad Azteca, ve Levent Uysal hakkında “Sahte diplomadan sonra sahte üniversite!” başlıklı haber yaptı. DEVAMI>

16 Mart 2023

Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ(*) - ÖLÜM saçan üniversite diplomalılar ve diploma saçan üniversiteler

"Üniversitelerinde bilimsel hırsızlığın doğal  karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır". Üniversiteleri ne kadar kolay yağmalarsan, bir ülkeyi o kadar kolay yağmalarsın.

Cumhurbaşkanı Necdet Sezer'in hazırlattığı “Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -” başlıklı Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporu'na (Aralık 2009) göre “üniversiteler yağma alanıdır !”. Kimsenin kaale almadığı, haber yapmaya tenezzül bile etmediği bir rapor. O yüzden, “üniversiteler yağma alanı” hali rahat rahat devam ettirildi ve kangrenleştirildi.

Türkiye'yi tanımak isteyen, önce bu raporu okusun. Türkiye'deki çok kolay çözülebilecekken kangrenleşen herhangi bir sorunu anlamak isteyen, önce bu raporu okusun. Gelişmiş ülkelerde raslanmayan Türkiye'deki akla zarar herhangi bir sorunu anlamak isteyen, önce bu raporu okusun.

6 Şubat 2023 Gaziantep-Kahramanmaraş (veya Türkiye-Suriye) depremlerinin neden korkunç felakete  dönüştüğünü anlamak isteyen, önce bu raporu okusun.

Raporda anlatılan YÖK yöneticilerinin yaygın sahtekarlıklarına örnek : Özlem Uçar'a Üç buçuk Ayda Bilgisayar Mühendisliği Doktora Diploması

Akademik sahtekarlıklar, herkes normal karşılayınca kolayca gelenekleşir, kurumsallaşır. Üniversitelerin yağmalanmasını herkes normal karşılayıınca, bir sabah bir uyanrsın, bir bakarsın cebindeki paranın ve emeğinin karşılığının yarıdan fazlası dolar karşısında buhar olmuş, uçmuş gitmiş, yoksul oluvermişsin, nefes alamıyorsun, boğuluyorsun.

Resmi açıklamalara göre ise, milyonlarca kişi ile birlikte halüsinasyon görüyorsundur, herşey güllük gülistanlıktır, aslında zenginsindir, keyfin yerindedir.

Resmi açıklamalara göre, nüfuslarımız denk olan Almanya'dan iyi durumdayızdır : Almanya'da 2 milyon üniversite öğrencisi varken, bizde 10 milyon, aslında hoca, bina, cihaz ve diğer imkanlar kapasitemiz 100 milyon, göçmen kardeşlerimize de yeteriz ; Almanya bütçesi, 100 milyar euro eksideyken, bizim bütçemiz trilyon dolar artıda ; Almanya'da federal bakanlar bile akademik sahtekarlık yapar ve intihal doktora tezleri iptal edilir, bizde akademik sahtekarlık asla yoktur ! DEVAMI >>>

19 Şubat 2023

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ(*) - Futbol MHK yeni başkanı Lale Orta ve sahte doçent Murat Korkmaz

Lale Orta, kadın futbol hakemi, futbol Milli Hakem Kurulu (MHK) yeni başkanı; işletme lisans mezunu, beden eğitimi yüksek lisans ve doktora mezunu ; Mart 2015'te yönetim ve strateji alanında doçent, 2020'de profesör oldu, hangi alanda belli değil.

Öncelikle bu yazıda yazdıklarımı koruyan Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E 2017-6382 K 2018-8575 tebligname no: KYB-2017-69043 sayılı 12 Temmuz 2018 tarihli 6 sayfalık Kanun Yararına Bozma kararını hatırlatayım. Yargıtay, bu kanun yararına bozma kararı ile dedi ki : “Sahte Doçent (Hakan) Murat Korkmaz'ın profesörleri sitesi sansürlenemez !”.

“Sahte Doçentin Profesörleri” sitesini koruyan bu kanun yararına bozma kararını anlatmıştım ve sahte doçentin profesörlerinden Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi yeni rektörü ve rektör yardımcısından bahsetmiştim.

TÜBİTAK, sahte doçent Murat Korkmaz ve sahte doçentin profesörleri ve akademik dergileri ve akademik konferansları hakkında 40 sf rapor hazırladı (03 Mayıs 2019) ve YÖK'e gönderdi ; YÖK de Üniversitelerarası Kurul'a (ÜAK) ve tüm üniversitelere gönderdi. Sahte doçent Murat Korkmaz'ın 20 civarı akademik dergisi ve 20 civarı akademik konferansı vardı. Dergilerinden bazıları TÜBİTAK ULAKBİM indeksindeydi ve doçent olmak için geçerliydi. TÜBİTAK, bu dergileri ULAKBİM indeksinden attı. “Konferanslarımız doçent olmak için geçerli” diyorlardı. Sahte doçent Murat Korkmaz ve sahte doçentin profesörleri, başkasına aitmiş gibi göstererek ve “hala doçent olmak için geçerli” olduğunu söyleyerek bu konferansları devam ettiriyorlar.

Hürriyet gazetesi, sahte doçent Murat Korkmaz'ı ve hakkındaki TÜBİTAK raporunu “Akademide ‘oto yıkamacı’şoku” başlığıyla yarım sayfa manşet haber yaptı. (10 Haziran 2019) Sahte doçent Murat Korkmaz, aslında oto yıkamacılık yapıyordu.

Lale Orta'nın 2015'te doçent olmadan önce (2012 .. 2014 arasında) “uluslararası hakemli dergilerde” dediği 11 makalesinden 7 tanesi sahte doçent Murat Korkmaz'ın dergilerinde, diğer 2 tanesi sahte doçent Murat Korkmaz'la ortak (2 yazarlı). Yani, doçent olmak için kullandığı 11 makalesinden 9 tanesi ya sahte doçent Murat Korkmaz'ın dergilerinde ya sahte doçent Murat Korkmaz'la ortak. “Uluslararası hakemli dergilerde” dediği 1 makalesi sahte doçent Murat Korkmaz'la ortak (3 yazarlı; 2 yazarlı ortak makale ile başlığı aynı !).

Sahte doçent Murat Korkmaz'ın 350'den fazla makalesi var ve Lale Orta gibi onlarca kişi, sahte doçent Murat Korkmaz'la ortak makalelerle doçent ve profesör oldu. Burada anlattıklarım, buzdağının su yüzeyinde görünen kısmından küçük bir manzara sadece.

Sahte doçent (Hakan) Murat Korkmaz kimdir? (bkz. sahte doçent Murat Korkmaz hakkında 40 sfTÜBİTAK raporu

Kimlik kaydında yazan isim : Murat Korkmaz

Kullandığı isimler : Murat Korkmaz, Hakan Murat Korkmaz, H. Murat Korkmaz (Bazen bu isimleri aynı anda aynı ortamda kullanarak 2-3 farklı kişiymiş gibi davranmaktadır : Boğaziçi Üniversitesi'nde doçent doktor Hakan Murat Korkmaz, Paris – Fransa'da The International Council for Science (ICSU)'ta doçent doktor Hakan Murat Korkmaz, özel şirkette çalışan Murat Korkmaz gibi)

Kendini tanıtırken kullandığı akademik ünvanlar : doktor, doçent doktor, profesör

Kendini tanıtırken halen “doçent doktor” olarak çalıştığını söylediği kuruluşlar :

- Boğaziçi Üniversitesi'nde doçent doktor ;

- TÜBİTAK'ta doçent doktor ;

- Paris – Fransa'da The International Council for Science (ICSU)'ta doçent doktor

Sahte doçent Murat Korkmaz'ın researchgate sayfası (Eylül 2012'de açtığı anlaşılıyor, Ocak 2022'ye dek 93 makalesini listelemiş - silinme ihtimaline karşı : kopyası ) :

Kendini Çankırı Karatekin Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksek Okulu'nda hoca olarak da tanıtıyor. Buradaki fotoğraf da sahte, kimlik hırsızlığı yapmış :

Çankırı Karatekin Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu'ndaki Murat Korkmaz isimli hocanın fotoğrafını ve üniversite adresini kullanmış ; fotoğrafını kullandığı hocanın buna itiraz etmemesi ise çok tuhaf ! Listelediği makalelerin hepsi sahte doçent Murat Korkmaz'a ait, Çankırı Üniversitesi'ndeki Murat Korkmaz'la alakası yok.

Sahte doçent Murat Korkmaz, TÜBİTAK yetkilileriyle yaptığı sözlü görüşmelerde kendini bazen doktor, bazen doçent doktor, bazen profesör, bazen Thomson Reuters Web of Science veritabanı Türkiye Danışma Kurulu üyesi olarak tanıtıyor. TÜBİTAK, bunları doğrulatmak için YÖK'e ve Thomson Reuters'e soruyor : hiçbirinin doğru olmadığı ve “Thomson Reuters'in böyle bir kurulu bile olmadığı” cevaplarını alıyor.

TÜBİTAK yetkilileri, sahte doçent Murat Korkmaz'ın dergilerinin editörlerinin ve kurul üyelerinin sahte doçent Murat Korkmaz'ın dergilerinde çok sayıda makalelerinin olduğunu farkediyor ve toplu halde araştırma ve yayın etiği ihlalleri yaptıklarından şüpheleniyor.

Dolandırıcılıktan çok sayıda sabıkası var. Bana hakaret ettiği için de mahkeme ceza verdi, o sırada dolandırıcılıktan 3 yıl hapis yatarken şartlı tahliye edilmiş durumdaydı. Mahkemenin, verdiği cezayı ve tahliye şartının bozulduğunu, 3 yıl hapse atan mahkemeye göndermeyi ihmal etmesi nedeniyle, yeniden hapse atılması için savcı kararı temyiz etti. Mahkemeye “psikiyatrik ilaçlar kullandığına ve bazen kendini kaybettiğine ve kendini kaybettiğinde neler yaptığını hatırlamadığına” dair beyanları var.

Doçentlik belgesi : yok !

Doçent olarak herhangi bir üniversitede çalışmışlığı : yok !

Herhangi bir üniversitede akademisyen olarak çalışmışlığı : yok !

Herhangi bir üniversitede çalışmışlığı : yok !

Boğaziçi Üniversitesi'nde çalışmışlığı : yok !

TÜBİTAK'ta çalışmışlığı : yok !

Paris – Fransa'da The International Council for Science (ICSU)'da çalışmışlığı : yok ! ICSU yetkilisi yalanladı !

Ayrıca sahte doçent (Hakan) Murat Korkmaz, bazı dergi ve konferanslarının International Council for Science (ICSU) tarafından desteklendiğini iddia etmektedir ; ICSU yetkilisi bunu yalanladı !

Dr Orhan Altan (yönetici : International Council for Science (ICSU), Paris, France ; profesör, İstanbul Teknik Üniversitesi) dedi ki : “Hakan Murat Korkmaz, International Council for Science (ICSU)'da çalışmıyor, tüm personelimizin listesi burada. 2011'den beri International Council for Science (ICSU) yöneticisiyim. International Council for Science (ICSU)'da Hakan Murat Korkmaz'la hiç karşılaşmadım.

Öğrenim durumu :

- Doktora diploması : yok !

- Yüksek lisans diploması : yok !

- Lisans diploması : olup olmadığı bilinmiyor !

***

(*) Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ : ODTÜlü. 2001 başından beri “elverişli eko sisteme yerleşen bakteri kolonisi benzeri hızla çoğalan zehirli sarmaşık gibi ülkemiz üniversitelerini kuşatarak boğan, çürüten, kokutan, ve çökerten” ve “danışmanından rektörüne ve YÖK'üne kadar, doktora diploması satmayı en doğal hakları olarak gören” “akademik sahtekarlık gelenekçileri”ne karşı insan hakları mücadelesi vermektedir.

31 Aralık 2022

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ (*) - Columbia University'nin “UYDURMA DOKTORA TEZİNİ İPTAL ETTİĞİ” Bengü Sezen Ergüden DOÇENT yapıldı!

Bengü Sezen'in ABD'deki Columbia University'deki “UYDURMA DOKTORA TEZİNİN ve doktora diplomasının İPTAL EDİLMESİ” ve ardından Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde yardımcı doçent yapılması hikayesini şu yazımda anlatmıştım. 
20 Yıllık Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün “UYDURMA DOKTORA TEZİ İPTAL EDİLMİŞ” asistan profesörü Bengü Sezen, uydurma doktora tezi ile dünyada çok meşhur oldu, Türkiye'de itibar gördü. Evlendi, artık Bengü Sezen Ergüden, kısaca Bengü Ergüden.
Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi “Daha önce alınan etik ihlal kararları” başlıklı  Madde 6 : “Doçent adayları özgeçmiş ve eserler listesinde akademik çalışmalar ile ilgili tüm eserlerini belirtmek zorundadırlar. Daha önceki dönemlerde doçentlik sınavına başvurup, haklarında etik ihlalde bulunduklarına karar verilen adayların, bu yayınlarını yayın listesinde kısa açıklama ile belirtmeleri gerekir”.
Bengü Sezen Ergüden, doçentlik başvurusunda Columbia University'deki “UYDURMA DOKTORA TEZİNİN ve doktora diplomasının İPTAL EDİLMESİ”nden ve yayından atılan (RETRACTED) 7 UYDURMA SCI makalesinden ve Amerikan Office of Research Integrity'nin (Amerikan Federal Araştırma Etiği Ofisi), akademik sahtekarlık nedeniyle kendisie 5 yıl ceza vermesinden ve ABD'de çalışmasını ve dünyanın herhangi bir yerindeki ABD projelerinde çalışmasını, kıyısından geçmesini yasaklamasından ve bu cezanın Amerikan Resmi Gazetesi'nde (Federal Register) de yayınlanmasından bahsetti mi, bilinmiyor. Bahsetse de bir şey değişmezdi ya.
Üniversitelerarası Kurul,  Bengü Sezen Ergüden'i doçent yaptı. Gebze Teknik Üniversitesi (eski adı Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü), bugünlerde Bengü Sezen Ergüden'de doçent kadrosu verdi ve 5 yıl (2 yılda veren örnekler de var) sonra profesör kadrosu da verecek.
Durumu Bengü Sezen Ergüden'e çok benzeyen Ahmet Yıldırım da doçent yapılmayı bekliyor. 
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in hazırlattığı ve Abdullah Gül döneminde yayınlanan “Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - YasalÇerçeve ve Uygulamalar -” başlıklı Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporu'na (Aralık 2009) göre “üniversiteler yağma alanıdır !”.
Akademik sahtekarlıklar, herkes normal karşılayınca kolayca gelenekleşir, kurumsallaşır. Üniversitelerin yağmalanmasını herkes normal karşılayıınca, bir sabah bir uyanrsın, bir bakarsın : cebindeki paranın ve emeğinin karşılığının yarıdan fazlası dolar karşısında buhar olmuş, uçmuş gitmiş, yoksul oluvermişsin, nefes alamıyorsun, boğuluyorsun.
Resni açıklamalara göre ise, milyonlarca kişi ile birlikte halisünasyon görüyorsundur, herşey güllük gülistanlıktır, aslında zenginsindir, keyfin yerindedir.
Resmi açıklamalara göre, nüfuslarımız denk olan Almanya'dan iyi durumdayızdır : Almanya'da 2 milyon üniversite öğrencisi varken, bizde 10 milyon, aslında hoca, bina, cihaz ve diğer imkanlar kapasitemiz 100 milyon, göçmen kardeşlerimize de yeteriz. Almanya bütçesi, 100 milyar euro eksideyken, bizim bütçemiz trilyon dolar artıda. Almanya'da federal bakanlar bile akademik sahtekarlık yapar ve intihal doktora tezleri iptal edilir, bizde akademik sahtekarlık asla yoktur!
 ***
(*) Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ : ODTÜlü. 2001 başından beri “elverişli eko sisteme yerleşen bakteri kolonisi benzeri hızla çoğalan zehirli sarmaşık gibi ülkemiz üniversitelerini kuşatarak boğan, çürüten, kokutan, ve çökerten” ve “danışmanından rektörüne ve YÖK'üne kadar, doktora diploması satmayı en doğal hakları olarak gören” “akademik sahtekarlık gelenekçileri”ne karşı insan hakları
mücadelesi vermektedir.

17 Aralık 2022

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ (*) - Özlem Uçar'a Üç buçuk Ayda Bilgisayar Mühendisliği Doktora Diploması

Ders almaya gerek yok, doktora yeterlik sınavına girmeye gerek yok, tez izleme komitesine girmeye gerek yok, doktora tezinin aramızda lafı mı olur !

Türkiye üniversiteleri klasiği : böyle verilen yüzlerce doktora diploması var !

Özlem Uçar'ın bilgisayar mühendisliği doktora öğrencisi olarak geçirdiği süre sadece 1 dönem (Güz 2006) (3.5 ay : 12 ekim 2006 … 26 ocak 2007).

Üstelik, tabi olduğu yönetmeliğe ve sonraki tüm yönetmeliklere göre Bahar 2006 dönemi sonunda fizik doktorasından atılması gerektiği halde !

Bu sırada kocası Erdem Uçar, hem FBE Bilgisayar Mühendisliği ana bilim dalı bşk hem de Bilgisayar Mühendisliği ana bilim dalı bşk.

Özlem Uçar, 3 Mart 1997 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Trakya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliğine (kısaca : “TÜ Doktora Yönetmeliği Mart 1997”) tabi. Özlem Uçar için Tez İzleme Komitesi-tik oluşturulması ve tez konusunu ve başlığını ve tezde yapılanları “tik”in onaylaması zorunlu . “tik”in onaylamadığı öğrenci için tez savunma jürisi oluşturulmaz. Bunlar yapılmazsa, öğrenci doktoradan atılır. Özlem Uçar için “tik” oluşturulmadı ve doktoradan atılmadı.

Okuyucuların olan biteni kafasında kolay canlandırması için 10 soru sorarak başlayalım ve “TÜ Doktora Yönetmeliği Mart 1997”ye göre cevaplarını hemen yazalım. Sonraki tüm yönetmeliklerde de cevapları aynı. Yönetmeliğe bakmadan da çoğunun cevabını tahmin edebilirsiniz. Cevap (C) : EVET veya HAYIR ise, yönetmelikte tek bir maddede apaçık yazıyor . Cevap (C) : Evet veya Hayır ise, yönetmelikte birkaç maddede parça parça yazıyor. Devam >>>>

29 Ocak 2022

Dr. Tansu KÜÇÜKÖNCÜ (*) - Doktorası iptal edilmiş Ahmet Yıldırım'a katmerli HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması verenleri İSTİFAYA DAVET

Akademik sahtekarlığın kurumsallaştırıldığı ve resmi politika haline getirildiği Türkiye üniversitelerinde akademik sahtekarları sahiplenmenin ve sahtekarlığa itirazı olanlara çaresizlik öğretici (öğrenilmiş çaresizlik) güç gösterisinin zirvesi. Toplumun tepkisizliğinden, basının ilgisizliğinden ve özellikle akademideki sahtekarlığa az çok bulaşanların çokluğundan ve bulaşmayanların bulaşanlardan korkup 3-maymun olmasından cesaret alıyorlar :

Uluslararası makale ve atıf şebekeleriyle ortak , alakasız bir çok konuda 222 SCI (332 SCOPUS indeksli)  yayın ile Türkiye matematik makale rekortmeni Ahmet Yıldırım'ın hikayesini önceki 4 yazımda anlatmıştım  :

* 60 yıllık Ege Üniversitesi'nin “% 100 ÇALINTI” doktora tezleri : danışman Turgut Öziş'e “KINAMA” cezası (28 Haziran 2014)

İlk yazımda Ahmet Yıldırım'a bile bile arak doktora tezi yazdıranın, doktora tez danışmanı Turgut Öziş olduğunu anlattım. Bu yüzden ona “kınama” cezası verildi. Ne değişti ? Hiçbir şey, o gün bugündür hala uygulamalı matematik abd başkanı ve bölümün ağası : anormal ! Bölümde onlarca hoca olmasına rağmen hem de : iyice anormal !

Şimdiye dek sadece 1 arak makalesi yayından atıldı. 1 uydurma makalesi ise düzeltme ile geçiştirilerek yayından atılmaktan kurtarıldı.

* Ege Üniversitesi Ahmet Yıldırım'ın “% 100 ÇALINTI” doktora tezini ve doktora diplomasını İPTAL ETMİŞ !  (28 Ağustos 2014)

* Ahmet Yıldırım Ege Üniversitesi'ne geri döndü  (15 Eylül 2015)

Ege Üniversitesi matematikteki % 100 arak uygulamalı matematik doktora tezi iptal edilmiş olan “332 makale sahibi” Ahmet Yıldırım'ın, kapatılan Gediz Üniversitesi makina mühendisliği doktora programından HİLELİ YATAY GEÇİŞLE Ege Üniversitesi matematikte 2. kez doktoraya (topoloji) başlatılma hikayesini YÖK'e rapor edeli 3 yıl oldu, cevap yok, başvurum buharlaştırıldı. İdari soruşturma açılması lazım, açılmadı. Adli suç, suça dahil olanların hepsi hakkında ceza soruşturması açılması lazım, açılmadı.

* “Çok gizli” Ahmet Yıldırım iptal edilmiş doktorasıyla HİLEYLE yine Ege Üniversitesi matematik doktora öğrencisi (4 Mayıs 2019)

HİLELİ YATAY GEÇİŞ, şaibeli doktora tezi ile taçlandırılarak Ahmet Yıldırım'a  HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması nihayet verildi. Doktora tezi elime geçtiğinde  tezin detaylarını bu yazıya güncelleme yaparak ekleyeceğim.

Ahmet Yıldırım'ın doktora tezinden ürettiğini belirttiği, hiç fikir sahibi olmadığı görüntü işleme (image processing) konusunda 2 UYDURMA makalesi, yağmacı (predatory) dergilerde yayınlanmış. Uluslararası makale ve atıf şebekeleriyle ortak 222 SCI makalesi varken, doktora tezinden ürettiği makalelerini SCI dergilerinde yayınlatamamış ! :

Ahmet Yıldırım, İsmet Karaca (Aralık 2021).

“A PDE-based Mathematical Method in Image Processing: Digital-Discrete Method for Perona-Malik Equation”, American Academic Scientific Research Journal for Engineering, Technology, and Sciences, ISSN (Print) 2313-4410, ISSN (Online) 2313-4402, (December 2021) Volume 84, No1, pp 118-129.

Ahmet Yıldırım, İsmet Karaca (Aralık 2021).

“On The Solutions of The Image Processing Problems Using Total Variational-Based Diffusion and Digital-Discrete Method”, International Journal of Progressive Sciences and Technologies (IJPSAT), ISSN: 2509-0119, (International Journals of Sciences and High Technologies), Vol. 30 No. 1 December 2021, pp.106-116.

Ahmet Yıldırım, kurumsallaştırılmış akademik sahtekarlık ortamında fikri bile olmadığı bir çok alakasız konuda uçuş serbest tez ve makale yumurtlamakta son derecede rahat. Matematik (uygulamalı matematik) doktora tezi % 100 çalıntı. Makina mühendisliği uydurma doktora tezini az daha onaylatmak üzereydi. 2. matematik (topoloji) doktora tezi, görüntü işleme (image processing) konusunda ve muhtemelen tamamen UYDURMA.

 % 100 arak doktora tezi iptal edileli beri, Ahmet Yıldırım bankamatik araştırma görevlisi. Vatandaş vergilerinden maaşı ödeniyor, piyasada özel matematik dersleri veriyor. Özel derslerinin ilanları ve videoları internette dolu.

Şimdi sırada Ahmet Yıldırım'ı 332 makale ve 2 doktora makalesi ile hemen doçent yapmak var. 5 yıl sonra, hatta 1-2 yıl sonra (örnekleri var) hemen profesör yapmak var.

***

Ahmet Yıldırım vakasında Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) ve Ege Üniversitesi'nin verdiği mesaj şu :

- Ahmetçiğimiz, sen bizim medarı iftiharımızsın, hocalar ve öğrenciler için rol modelimizsin. % 100 arak doktora tezini örtbas etmek, normalde bir sürü benzer teze yaptığımız gibi bizim için çocuk oyuncağıydı. Fakat aksilik oldu, örtbası beceremedik, iptal etmek zorunda kaldık ama sana 2. doktora diploması vermemize kimse engel olamaz. Gediz Üniversitesi makina mühendisliğinden verecektik, aksilik oldu, orası kapatıldı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi makina mühendisliğinden verecektik, aksilik oldu, az daha doktoradan atılıyordun. Ege Üniversitesi matematikten verdik yine ama seni bankamatik araştırma görevlisi olarak çalıştırmaya ve vatandaş vergilerinden maaşını ödemeye devam etmemize  ve piyasada özel matematik dersleri vermeye devam etmene kimse engel olamaz. Seni 330'dan fazla makalenle hemen doçent yapmamıza ve hemen profesör yapmamıza kimse engel olamaz.

- Üniversite diploması dediğin, doktora diploması dediğin, bir kağıt parçasıdır, paçavradır, bilgi gerekmez, öğrenmek gerekmez, emek gerekmez, çalışmak gerekmez. Rektör, canı istediğine istediği diplomayı verir, kimse karışamaz, kimse engel olamaz. Rektörün en güçlü silahıdır. Biz rektöre rektör demeyiz, rektör istediğine diploma veremedikçe.

Ülkemizde istifa etme geleneği yok, utanma geleneği olmamasına paralel, oluşacağı da yok. Yine de “kimse söylemedi” denmesin :

Doktorası iptal edilmiş Ahmet Yıldırım'a katmerli HİLEYLE Ege Üniversitesi matematik'te 2. doktora diploması vermeniz ve bununla ilgili başvurularımı buharlaştırmanız, yapmak zorunda olduğunuz işlemleri yapmamanız ve cevap bile vermemeniz nedeniyle, bu yaptıklarınızın üniversite kavramının bittiği yer anlamına gelmesi ve  daha ötesi, daha beteri olmaması nedeniyle :

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, YÖK eski başkanı Mehmet Ali Yekta Saraç.

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, YÖK başkanı Erol Özvar,

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, Ege Üniversitesi rektörü Edirne eski AKP milletvekili Necdet Budak,

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, İsmet Karaca (HİLELERİN baş organizatörü Ege Üniversitesi matematik bölüm bşk, FBE anabilim dalı bşk, UYDURMA doktora tezinin danışmanı),

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, UYDURMA doktora tezinin jüri üyeleri,

Üniversiteden ve devlet görevlerinden İSTİFA EDİN, HİLELERE ortak olan Ege Üniversitesi FBE müdürü vd yöneticileri, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi rektörü, oradaki doktora tezi danışmanı, makina mühendisliği bölüm bşk, FBE anabilim dalı bşk, FBE müdürü  vd yöneticileri.

 ***

Muhalefet partileri, bugünlerde ortak duyurularında YÖK'ü kapatacaklarını belirttiler. Neredeyse kuruluşundan beri, 40 yıldır, her parti YÖK'ü kapatacağını söyler. Seçimi kazanan, sözünü tutmaz ve YÖK'ü kendi çıkarları için kullanır. YÖK, yüksek öğretim bürokrasisi kurumu, yani siyasi bir kurum. En denetimsiz bürokratik kurum. O yüzden bürokrasinin hastalıkları, burada azmış ve zıvanadan çıkmış halde. Kimse aldırmasa da, hakkında “yağma alanı” olarak tanımlandığı devlet raporu (Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu : YÖK veÜniversiteler Hakkında Rapor, Aralık 2009) olan ilk ve tek bürokratik kurum.

Ülkemizin bilim üretme geleneği yok, oluşacağı da yok. Teknoloji üretme geleneği yok, çok geriden takip ediyoruz. Bunlara paralel, üniversite geleneği yok.

Ülkemizin hak hukuk arama geleneği yok, oluşacağı da yok.

Ülkemizin etik geleneği yok, oluşacağı da yok.

YÖK ve üniversite yöneticileri, antik yunan'ın olimpos tanrıları havasında. Yedikleri haltlara engel olabilecek kimse yok !

Bunlar birleşince, YÖK ve üniversitelerin “yağma alanı” olarak tanımlanmasına ve kimsenin buna aldırmamasına şaşırmamak gerek.

 ***

3-maymunu oynayan Türk matematikçilere çağrı : matematiğe sahip çıkın, matematikçi diplomalarına sahip çıkın, matematik doktora diplomalarına sahip çıkın.

3-maymunu oynayan Türk akademisyenlere çağrı : üniversite diplomalarına sahip çıkın, doktora diplomalarına sahip çıkın.

3-maymunu oynayan üniversite mezunlarının meslek odalarına (mühendis odaları gibi) ve meslek derneklerine (psikologlar derneği gibi) ve etik isimli derneklere (Akademide Etik Derneği gibi) çağrı : mesleklere sahip çıkın, meslek diplomalarına sahip çıkın, meslek doktora diplomalarına sahip çıkın.

3-maymunu oynayan bilimsel sivil toplum kuruluşlarına (Bilim Akademisi Derneği gibi) çağrı : mesleklere sahip çıkın, meslek diplomalarına sahip çıkın, meslek doktora diplomalarına sahip çıkın.

Yolsuzluk, resmi verilerin doğru olmaması gibi lafları dilinden düşürmezken 3-kağıdın üniversitelerde kurumsallaştırılması konusunda 3-maymunu oynayanları düşünmeye çağrı : güvenilmez veriler açıklayanlar, içi boş kolay üniversite diploması sahipleri olmasın sakın ! Verileri çarpıtma alışkanlığını 3-kağıdın kurumsallaştırıldığı üniversitelerde ediniyor olmasınlar sakın ! Bazı sorunları farkederken, bu sorunların kaynağını görmezden gelmeniz, dibi delik bardağa su dolduramadığınız için söylenip durmaya benziyor.

"Üniversitelerinde bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır."

 ***

Ülkemiz, akademik sahtekarlıkta dünyada ilk 3'te. Lisans ve doktora diploması satın alınamayacak üniversite ve bölüm yok.

Ülkemizle aynı nüfus sahip, fakat bilime ve teknolojiye öncülük eden almanlarla dalga geçiyoruz : “aaaa ! Sizde sadece 2 milyon üniversite öğrencisi mi var ! Bizde 8 milyon var !”. Almanların bir kaç yüzyıldır üniversite hocası sıkıntısı yok. Bizde 1 milyon öğrenciye yetecek hoca bile yok, fakat hoca enflasyonumuz da var, üniversitelerden taşıyorlar, her yerde yöneticiler artık doktora diplomalı, doçent, profesör. Uzak doğuda sahte konferansa gittiklerinde seks masajı masrafları bile ödeniyor. Bir sahte konferans makalesi için 500 Euro sahte konferansçılara, 3.000 Euro (toplam 55.000 tl) uçak ve otel ve yeme içmeye ödeniyor. Onbinlerce çöp makale üretiliyor, milyarlar harcanıyor. Kiloyla bilim tartılarında ağır çekmeye çalışılıyor ve bunlarla aldatıcı reklam yapılıyor. Yeni kurulan özel apartman üniversitesi, destur demeden, girişine dev ilanlar asıyor, atış serbest : dünya üniversite sıralamalarında 1.yiz. Aynı yerde çalışan lise mezunu alman teknisyene, ODTÜ mezunu mühendisin 7 katı maaş ödeniyor. KPSS'de 1. olanları bile devlette işe sokmuyorlar. Yani, torpilin yoksa diploma, sınav kazanma falan bir işe yaramıyor. Yani, aslında kolay diploma, torpillilerin işlerini kolaylaştırmak, önlerini açmak için. Bu arada dünya üniversite mezunu nüfus istatistiklerinde yüksek gözüküyoruz, öğrencileri işsiz saymıyoruz, işsizlik istatistiklerinde düşük gözüküyoruz. Bir taşla çok kuş ! Yüzbinlerce öğretmen işsiz. Yüzbinlerce üniversite mezunu, vasıfsız işçi olarak çalışıyor. Özel üniversiteler, hocaları asgari ücretle (son zamla 4.253.40 tl) çalıştırıyor.

Gelişmiş ülkelerde üniversiteler, ülkelerini geliştirdiler ; bizde yağma alanı.

Batı ülkelerinde bir zamanlar normalde kan bağıyla geçen asalet unvanlarını satma modası vardı ; bizde üniversite diplomaları, doktora diplomaları ve akademik unvanlar satılıyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nın batması 120 yıl sürdü : topraklarının 7/8'ini kaybetti ve nüfusunun yarısı canını kaybetti ; dünyadaki değişimi anlayamadı, kendi konumunu tartamadı, yeni ortaya çıkan kapitalizmi anlayamadı, borç batağına saplandı, aşırı israftan vazgeçmedi, yabancılara çok haklar verdi (kapitülasyonlar : denizlerini ve limanlarını kullanma hakkı (kabotaj), 1930'larda geri alınabildi, demiryolu yakınında maden arama ve işletme hakları, Kıbrıs'in ingilizler'e kiraladı, bir daha geri alamadı, 12 ege adasını italyanlar'a ödünç verdi, bir daha geri alamadı).

3-kağıdın üniversitelerde kurumsallaştırıldığı ülkemizin iyi bir geleceğe sahip olma ihtimali sıfır ! Bunun bedeli zaten fitil fitil ödeniyor, daha beter ödenecek. Bedelleri en çok yoksullar öder : altta kalanın canı çıksın !

3-maymunu oynayanlar, devam edin, …. kına yakarsınız !

Herşey, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu “Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim -YasalÇerçeve ve Uygulamalar- ” konulu “Denetleme Raporu”nda (Tarih : 14 / 12/ 2009 , Sayı: 2009 / 8) belirtilen ağır hukuk ihlallerinin aynı şekilde devam ettirilmesi için (!).   

 

(*) Dr Tansu KÜÇÜKÖNCÜ : ODTÜlü. 2001 başından beri “elverişli eko sisteme yerleşen bakteri kolonisi  benzeri hızla çoğalan zehirli sarmaşık gibi ülkemiz üniversitelerini kuşatarak boğan, çürüten, kokutan, ve çökerten” ve “danışmanından rektörüne ve YÖK'üne kadar, doktora diploması satmayı en doğal hakları olarak gören” “akademik sahtekarlık gelenekçileri”ne karşı insan hakları mücadelesi vermektedir.

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar




.