NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın
2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

17 Aralık 2014

YÖK’te Yeni Dönemin Adı: Çalıyor Ama İyi Yazıyor!

Cumhurbaşkanlığı resmi web sayfasında yer alan 9 Aralık tarihli bir duyuruyla, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi İzzet Özgenç‘in YÖK Üyeliği`ne atandığı bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı. Hakkındaki intihal (bilimsel hırsızlık) iddialarına rağmen İzzet Özgenç`in bu makama atanmış olmasının, türlü yolsuzluk iddialarının üzerinin örtüldüğü ve bu iddialar karşısında toplumun tepkisizleştirilmeye çalışıldığı bugünlerde çok anlamlı olduğunu belirtmek isteriz.
İzzet Özgenç Hakkındaki Bilimsel Hırsızlık (İntihal) İddiaları Neydi? Nasıl Sümen Altı Edildi?
Uzun yıllar YÖK Yürütme Kurulu Üyeliği ile YÖK Başkan Vekilliği yapan ve siyaset sahnesinde tanınmış bir isim olan İzzet Özgenç`in, 1997 yılında hazırladığı doçentlik çalışmasının intihal olduğuna dair kapsamlı bir rapor bulunmaktadır. Söz konusu raporda şu değerlendirmeye yer verilmiştir: 
"Üç kez reddedildikten sonra kabul edilen intihale konu tezin esasını Almanya`nın Osnabrück Üniversitesi`nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Hans Achenbach`ın 1974 yılında Berlin`de yayımlatılmış bulunan "Historische und dogmatische Grundlagen der strafrechtssystematischen Schuldlehre" isimli eseri oluşturmaktadır. İzzet Özgenç`in toplam 132 sayfa olan doçentlik tezinin "doktrinel orijinallik" taşıyan ilk elli sayfası doğrudan Achenbach`ın eserinden kaynak belirtilmeden aktarılmıştır. Burada kullanılan 290 referansın 202 adedi doğrudan ve sıralı bir biçimde Achenbach`ın eserini takip etmektedir. Seksen sayfalık genel raporda ve ekinde sunulan aşırma atıf aktarım listesinde de görüleceği üzere Özgenç`in intihal fiili sabittir."
Söz konusu iddialarla ilgili bilgi ve belgeler, 25 Şubat 2010 günü, sendikamızca doğrudan dönemin Yükseköğretim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Özcan`a sunulmuş, iddiaların doğru olup olmadığı kanıtlanıncaya değin o dönem YÖK Yürütme Kurulu Üyesi olan İzzet Özgenç`in istifasının istenmesinin bilimsel dürüstlük açısından zorunlu olduğu, iddialarla ilgili gerekli araştırmanın ivedilikle başlatılması ve sonucu hakkında sendikamızın bilgilendirilmesi istenmiştir. Konuyla ilgili kamuoyuna yapılan açıklamalar ise iddiaların üzerini örtmek ve konuyu geçiştirmek dışında bir amaç taşımamıştır.
Bununla da yetinilmemiş ve İzzet Özgenç, hakkındaki bilimsel hırsızlık iddialarına rağmen 2012 yılında, kurulacak olan Türk-Alman Üniversitesi`ne YÖK tarafından birinci sırada rektör adayı olarak önerildiği haberi, basın-yayın organlarında yer almıştır. Ancak sendikamızın yürüttüğü mücadele sonuç vermiş, İzzet Özgenç rektör yapılmamıştır. Yaşananların ardından Bezmialem Üniversitesi`nin Mütevelli Heyeti`nde yer alan İzzet Özgenç, hakkındaki iddialar yeniden yok sayılmış ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeniden YÖK Üyeliği görevine atanmıştır.  
Dolayısıyla bugün Yüksek Öğretim Kurulu`nda, akademi için en büyük suç sayılan "bilimsel hırsızlık" (intihal) fiilini işlemiş olduğu iddia edilen bir kimse görev yapmaktadır. Ayrıca bizler biliyoruz ki İzzet Özgenç, başta Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası olmak üzere, ceza hukukunun temel alanlarındaki düzenlemelerin hazırlık aşamasında doğrudan söz sahibi olmuştur. Yani bugünün mimarlarından da biridir!
Eğitim Sen olarak, hakkında hırsızlık iddiaları olanların topluma hesap vermekten imtina etmelerini ve buna rağmen önemli makam, mevkilere getirilmelerini kabul etmiyoruz. Ayrıca üzülerek belirtiyoruz ki bu duruma da hiç alışamıyoruz!
Söz konusu atamayı gerçekleştiren Recep Tayyip Erdoğan`a soruyoruz:  
· "Geziciler" 1997 yılından bugünü görerek, İzzet Özgenç`i ve sizin iktidarınızı zor durumda bırakmak için "telekinezi" yöntemiyle bu iddiaların altyapısını hazırlamış olabilir mi? 
· Yoksa var olduğu iddia edilen intihal, "büyük bir komplonun" ürünü bir "montaj" mı?
· Malumunuz Avrupa, ABD yayın sayısı bakımından Türkiye`den çok önde. Gerçekleştirdiğiniz söz konusu atama, Türkiye üniversitelerinde yayın sayısını artırmak için geliştirdiğiniz yeni bir stratejinin parçası mı? 
·  "Yeni Türkiye"nin "Yeni Üniversiteleri"nde, "çalıyor ama iyi yazıyor" dönemi mi başlatıyorsunuz? 
Eğitim Sen olarak, konunun takipçisi olmayı sürdüreceğimizin ve her türlü hırsızlığa, yolsuzluğa olduğu gibi bilimsel hırsızlığa karşı da mücadelemizi yürütmekten asla geri adım atmayacağımızın bilinmesini istiyoruz.  
İntihal raporunu görmek için tıklayınız.
ŞUBE YÜRÜTME KURULU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Teşekkür ederiz.

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar


  • Macaristan Cumhurbaşkanı intihalci çıktı (soL -Haber)

    Doktora tezinin önemli bir kısmını başka çalışmalardan kopyaladığı ortaya çıkan Macaristan Cumhurbaşkanı Pal Schmitt'in akademik unvanı geri alındı. Doktora tezinin önemli bir kısmını başka çalışmalardan kopyaladığı ortaya çıkan Macaristan Cumhurbaşkanı Pal Schmitt'in akademik unvanı geri alındı. S... DEVAMI>>

  • Macaristan cumhurbaşkanının doktorası geri alındı (BBC Türkçe)

    Macaristan'da bir üniversite doktora tezinin önemli bir kısmını başka çalışmalardan kopyaladığı ortaya çıkan Cumhurbaşkanı Pal Schmitt'in akademik ünvanını geri aldı.Budapeşte'deki Semmelweis Üniversitesi Ocak ayında bu konuda çıkan söylentilerden sonra bir soruşturma başlatmıştı.Üniversite'nin rekt... DEVAMI>>

  • Murat Belge - Akademi İşletmesi (Taraf )

    Akademik hayatta “nicelikler” konuşmaya başlayalı beri (çok daha fazla sayıda üniversite, kampus vb, çok daha fazla sayıda öğrenci, çok daha fazla sayıda hoca), “mass society” hükümleri burada da işlemeye başladı. “İşleme” belki durumu anlatmak için doğru fiildir. Çünkü şimdilerde üniversiteler “işl... DEVAMI>>

  • Kaan Doğan Erdoğan - Bilim Etiği (ADAMANŞET)

    Avrupa ve Türkiye’de son dönemlerde patlak veren, önemli kademelerinde görevli insanlar hakkındaki intihal skandalları dünya gündemini bilim etiği üzerine tartışmalar, siyasi çalkantılar ve istifalarla uzunca bir süre meşgul etti.Nitekim bu dönem, mevcut suçlamaların hukuki ve siyasal sürecin yanınd... DEVAMI>>

  • Memleketimden intihal manzaraları (Yarınlar)

    Yarınlar’ın evvelki sayılarında da değindiğimiz üzere, akademide intihalin ve diğer “akademik yolsuzluk” çeşitlerinin yaygınlığı Türkiye’nin acı tablosundaki gerçeklerden yalnızca biri.(1) 2002’den bu yana onlarca kez kanıtlandığı üzere; AKP eksenli gerici, cemaatçi zihniyetin akademiyi zaptura... DEVAMI>>

  • İHTİLALCİLER Mİ İNTİHALCİLER Mİ YAĞLI KAZIĞA OTURTULSUN (ODA TV)

    Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne’nin “Politika” isimli kitabında, Heywood’un “Politics” isimli kitabından referans verilmeden pek çok kez birebir çeviri yaptığı iddiası sosyal medyayı karıştırdı. Ekşi sözlük yazarlarından “Tender Branson”un ortaya çıkardığı intihal hikayesinde Türköne, ki... DEVAMI>>

  • Y. Doç. Dr. Kaan Öztürk - Akademik yayın dalavereleri: Her yerde

    Anladım ki editörlük dalavereleri hikayeleri bitmez. Bir tek yeri eşeleyince neler çıktı, devam edilse kimbilir daha neler bulunur. Ama şimdilik amacım ansiklopedik bir katalog hazırlamak değil, bu düzenin nasıl işlediğini anlatmak. Ve tabii bir de, atıf, tesir, h-indeksi gibi sayıların yüksek olmas... DEVAMI>>

  • Y. Doç. Dr. Kaan Öztürk - Akademik yayın dalavereleri: Sayılar nasıl şişirilir?

    Bu yazılara “Yıldırım’ın aydınlattıkları” başlığını koysam yeridir. Matematikçi Ahmet Yıldırım‘ın üç hafta önce ortaya çıkan olağanüstü üretim listesini inceleyince çok ilginç bir ilişkiler ağı görüyorsunuz. Bu ilişkilerden biri, yayınlarının çoğunda atıf yaptığı Çinli Ji-Huan He, diğeri de tam 1... DEVAMI>>

  • Y. Doç. Dr. Kaan Öztürk - Akademik yayın dalavereleri: El Naschie vakası

    Ucunda kazanç olan her türlü iş eninde sonunda manipülasyon ve dalavereye maruz kalıyor. Bilim kariyeri de bu genel kurala tâbi. Güncel olaylar çerçevesinde, bilimsel yayın dalaverecilerinin meşhurlarından El Naschie’yi hatırlamakta fayda var. Mısırlı Muhammed El Naschie Almanya’da eğitim gördükten ... DEVAMI>>

  • Y. Doç. Dr. Kaan Öztürk - Bilimsel yayın rekoru (?)

    2011′in son gününde Ekşi Sözlük’e bir haber eklendi: “5 yılda 270 makale yazan akademisyen“. Ege Üniversitesi Matematik bölümünde çalışan Ahmet Yıldırım, 2007′den başlayarak bugüne kadar tam 279 bilimsel yayına imzasını koymuş (tam liste). Bu kadarla kalmamış, birçok dergiye editörlük, sayısız maka... DEVAMI>>

  • 5 yılda 270 makale yazan akademisyen! (soL Haber)

    Yılın son gününde Ekşisözlük'te eşine az rastlanır bir akademisyen örneği gündeme getirildi: Dr. Ahmet Yıldırım, 5 yılda 270 tane makale yazmıştı! İddiaların ardından Yıldırım, kişisel sayfasındaki "makalelerini" tek tek sildi, daha sonra intihar ettiği iddia edildi. 31 Aralık gecesi, Ekşisözlük'... DEVAMI>>

  • Dr. A. Murat Eren : "Yine bir bilim hırsızlığı haberi. Belki siz de alışmışsınızdır, sizlere de normal geliyordur belki bunlar artık. Değiller."

    Bu sefer, içlerinde Çankaya Üniversitesi rektörü de olan bir grup akademisyenin "A simple analytical EAM model for some bcc metals" başlıklı makalesi söz konusu. Yazarlardan birisi bir başka makaleden kopyala yapıştır yapmış, diğerleri de muhtemelen "kalabalık CV'miz sağ olsun" diyerek okumamışla... DEVAMI>>

  • 3 öğretim görevlisinde intihal ortaklığı (T24)

    Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Güvenç, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ergün Kasap ve Aksaray Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Halil İbrahim Dursun’un ortak imzasıyla uluslararası bir dergide yayımlanan bilimsel bir makalede bilimsel hırsızlık (intihal) yapıldığı ortaya çıktı. Rektör Prof. ... DEVAMI>>

.


.