NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın
2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

24 Ocak 2013

Serdar Hiçdurmaz - Türk Akademisindeki İntihal Sorunu (Fikir Ağacı)

 “Üniversitelerinde bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır.”(1)
İntihal, bir diğer deyişle bilimsel aşırma, günümüzün bilim dünyasının en önemli sorunlarından birisi. Topluma yön vermeleri ve entelektüel olmaları beklenen bilim insanlarının yapmış oldukları, “toplumsal cinayet” olarak adlandırılabilecek bu suçun ülkemizde profesyonelleşmesi ve yaygınlaşması ülkenin akademik geleceği açısından endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Ailesinden ve yakın çevresinden yeterli eğitimi alamamış kişilerde görülen bu iradesizlik sorununun ülkemizdeki yansımalarına bakarsak, tablonun hiç de iç açıcı olmadığını rahatlıkla görebiliriz. Ülkenin en önemli eğitim kurumlarına kadar sirayet eden bu hastalığın birçok nedeni bulunuyor. Bunların başında ise Türkiye’nin bir bilim kültürüne sahip olmaması geliyor. Üniversitelerin birer araştırma merkezi olmaktan çok diploma dağıtan meslek yüksek okullarına dönüşmesi ve kendi finansal yapılarını oluşturamayıp özerk olamamaları, siyasilerin bilim dünyasına müdahaleleri ve bilimin siyasileşmesi, bazı üniversitelerdeki işleyiş mekanizmalarının yok olmasına sebep olan ve kayırmalara yol açan ahbap-çavuş ilişkileri, bu kültürün oluşmasına engel olan belli başlı sebeplerden sadece bir kaçı. Bir diğer unsur ise Yüksek Öğretim Kurumu’nun akademisyenlere uyguladığı “kaç yayının var?” dayatması. Çünkü daha fazla akademik yayına sahip kişiler bütçeden daha fazla pay almakla kalmayıp, bilimsel konferanslara katılma önceliğine sahip oluyor daha da önemlisi akademi dünyasında daha hızlı yükselme şansına sahip oluyor. Peki, akademi dünyasında kilit bir rol oynayan ve kişiyi intihal yapmaya teşvik eden bu sihirli sözcüğün, “akademik yayının”, gerçekleştirilişi hangi şekillerde oluyor?
Ülkemizde genellikle bu yayınlar, maalesef, sahip olması gereken bilimsellikten uzak bir şekilde, alanında yapılan eski çalışmaların bir derlemesi olarak ortaya çıkıyor. Bunun en iyi kanıtı ise yapılan çalışmaların endüstriyel  sahada ne kadar başarılı olabildiğinde yatıyor. Yüksek Öğretim Kurumu eski başkanı Yusuf Ziya Özcan bir demecinde bu durumdan şöyle bahsetmekte:
“Bizde 27 bin makale basılıyor. Bunlardan patent alınan makale sayısı 85 civarında. İsrail’de 4 bin civarında makale basılıyor, 1500′üne patent alınıyor.” (2)
Şayet gerekli önlemler alınmazsa , sadece birkaç bilgisayar programı bilen ve literatürü gazetelerden takip etme olanağına sahip herkes yüksek lisans ve doktora tezi yazma yeterliliğine sahip hale gelebilir.Bu başıbozukluk ayrıca akademik unvanların ulufe gibi dağıtıldığı bir ortamıda beraberinde getirebilir.(3) Bu soruna temel olarak ise üniversitelerimizdeki bir kısım akademisyen adaylarının, yaptıkları işi sadece bir sıçrama tahtası olarak görmeleri ve bilimsel literatüre katkı yapmak yerine koltuk sevdasına düşmeleri gösterilebilir. Ayrıca öğrencilik yıllarında kısmen veya direkt olarak intihale karışmış bazı akademik danışmanların bu suça göz yummaları da bizlere kötü akademinin kendini finanse ettiği gerçeğini tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
Sorun daha derinlemesine incelendiğinde, yönetim ve denetim mekanizmalarındaki bozukluklar aslında suçlunun, tek bir kişi veya tarafta aranmaması gerekliğini yüzümüze çarpıyor. Maalesef ülkemizde yayınlanan yüksek lisans ve doktora tezlerinin büyük bir kısmı erişime açık değil ve erişime açılmasındaki tek kıstas tez sahibinin keyfi kararları. Ülkenin saygın eğitim kurumu olarak gösterilen Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde de durum pek farklı değil. ODTÜ’de mevcut tezlerin %64.24 ü erişime kapalı durumda ki bu sayı tabela üniversiteleri olarak adlandırabileceğimiz akademik kadrosu ve öğrenci profili tam oturmamış devlet ve vakıf üniversitelerinde daha da fazla.(4)
Tüm bu anlatılanlar ışığında ülkemiz gibi herşeyin rayında gitmediği ülkelerde, fabrikasyon bilime dur diyecek ezber bozan bilim adamlarına ihtiyaç vardır. Yönetimsel olarak bir çözüm önerisi getirmek  gerekirse sorunun çözümü olarak denetimlerin sıklaştırılması ve daha katı kuralların uygulanarak cezaların ağırlaştırılması bir çıkış kapısı olarak görülebilir ancak Türkiye gibi modernizmi yakalama amacında olması gereken ülkelerin daha uzun vadede düşünmesi ve kişilerin oto-kontrol mekanizmalarını harekete geçirecek eğitim hamlelerinde bulunması gerekir. Belki de bu, bilimin ve getirilerinin önemini kavrayabilmiş bir toplumla daha kolay bir şekilde başarılabilir.
KAYNAKÇA

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar


  • ÇOMÜ Bilimde İntihal İddialarını Çok Yönlü Araştırıyor (IHA)

    Son gülerde bazı basın organlarında çıkan ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinin de adının geçtiği bilimsel makalelerdeki aşırma anlamına gelen intihallerle ilgili iddiaların çok yönlü olarak araştırıldığını belirten Etik Kurul Başkanı Prof. Dr. Osman... DEVAMI>>

  • Metin Münir - Nature'de vardık ama 'bulan' değil, 'çalan' olarak

    Her yıl bazı kurumlar dünyanın en iyi üniversitelerinin listesini yayımlarlar. Hiç merak ettiniz mi, hangi kıstasların bu seçimde rol oynadığını? En önemli kıstaslardan biri fakülte üyelerinin uluslararası kabul görmüş bilim dergilerinde yayımladıkları araştırmalar veya makalelerin toplamıdır. Bu de... DEVAMI>>

  • Rahim Er - Üniversite hocaları (Haber Akademi)

    Yine bir intihal olayı dolayısıyla üniversite hocalığı gündemde. İntihal kelimesi artık öğrenilmiş olmalı, ama bir kere daha tekrarlayalım, bir başkasının fikri çalışmasını kendininmiş gibi gösterme. Bir başka ilim adamının yazdığı makale veya eserin tamamını veya bir kısmını kendi imzasıyla yayınla... DEVAMI>>

  • NATURE NE YAZDI?

    Cumhuriyet Bilim Teknik 14.09.2007Nature'daki yazıda özetle şöyle deniyor: Sorunlar geçen kasım ayında Saltı ve bir diğer ODTÜ mezunu Oktay Aydoğdu'nun doktora derecesi için girdikleri sözlü sınavında başladı. Aynı üniversiteden Dr. Özgür Sarıoğlu gözlemlerini şöyle açıklıyor: "İkisi de yerçekimsel ... DEVAMI>>

  • Prof. Dr. Celal Şengör - Nature'un Haberi ve Düşündürdükleri (CBT)

    Nature'un ilan ettiği rezâlet, Türkiye'yi içten kemiren bir olgunun mini mini bir göstergesidir. Bu tür olaylar daha pek çoktur ve yakalanıp teşhir edilenler giderek artacaktır.Darwin kuramıyla akıllı tasarım zırvalığını bir arada düşünebilen ve yaradılış masalının biyoloji ders kitaplarına konmasın... DEVAMI>>

  • Türk Fizikçilere İntihal Suçlaması (CBT)

    Dünyanın saygın bilim dergilerinden Nature'ın 6 Eylül 2007 tarihli sayında yer alan habere göre, bir düzineden fazla Türk fizikçisinin adı intihal skandalına karıştı. ODTÜ'den iki doktora öğrencisine bir yıl uzaklaştırma cezası verildi. arXiv sitesinde 40 makale ile doktora dönemlerinde gay... DEVAMI>>

  • ODTÜ'den intihal yapan doktora öğrencilerine iki dönem ceza (Milliyet)

    ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, aralarında ODTÜ’de doktora yapan iki kişinin de adının geçtiği "intihal" olayı ile ilgili olarak, "üzerlerine düşeni yaptıklarını, şu anda her iki kişinin de üniversite ile ilişkilerinin bulunmadığını" söyledi. Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "int... DEVAMI>>

  • İntihale adı karışan Türk fizikçiler açıklandı (NTV-MSNBC)

    İSTANBUL - Nature dergisinin ortaya attığı, NTVMSNBC’nin gündeme taşıdığı intihal olayına adı karışanların isimleri açıklandı. Hürriyet gazetesine konuşan arXiv’in kurucusu, Cornell Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Paul Ginsparg ODTÜ, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Diyarbakır Dicle... DEVAMI>>

  • İntihal skandalının yankıları

    Dr. Kaan Öztürk Türkiye’den bazı fizikçilerin dahil olduğu intihal vakası her ne kadar üzücü de olsa, yarattığı skandal ve tepki sevindirici. Daha önce böyle şeyler umursanmaz, kabahat sayılmaz, haber konusu olmazdı. Olay geçen hafta Türk üniversitelerini çalkaladı, ama ülke çapında haber olmas... DEVAMI>>

  • “Bizi Rezil Ediyorsunuz” Demekle Olmaz, Bilim Piyasa Kurallarından Kurtarılmalı! (Öğrenci Kollektifleri)

    Önce “Türk fizikçilere intihal suçlaması” haberiyle duyurulan bilimsel makale hırsızlığı haberine şimdi de “matematikçiler” eklendi. Daha önce de İ.Ü eski rektörü Kemal Alemdaroğlu’ndan, Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Başkanı Prof. Necla Arat'a kadar pek çok tanınmış sima hırsızlıkla suçlanmış ve ... DEVAMI>>

  • İntihal iddialarına ODTÜ Rektörü'nden açıklama (AA)

    Ankara - ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, aralarında ODTÜ'de doktora yapan iki kişinin de adının geçtiği "intihal" olayı ile ilgili olarak, "üzerlerine düşeni yaptıklarını, şu anda her iki kişinin de üniversite ile ilişkilerinin bulunmadığını" söyledi. Akbulut, "intihal" olayında "ODTÜ'lü" old... DEVAMI>>

  • Rektör Kandemir intihal'i araştırıyor (AA)

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, intihal (aşırma) iddialarının üniversitenin etik kuruluna intikal ettirildiğini bildirdi.Rektör Akdemir, bugün ulusal bir gazetede yer alan ve ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinin de adının geçtiği bilimsel makaleler... DEVAMI>>

.


.