NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın
2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

4 Mart 2022

Sultan UÇAR - Parayı yatır puanı topla! (SÖZCÜ)

Akademik camia, insanlığın yaşam kalitesini artırmak için bilgi üretiminde en temel yapı taşıdır. Türk yükseköğretiminde 30 bin 562 profesör, 17 bin 778 doçent, 41 bin 508 doktor, 38 bin 289 öğretim görevlisi, 51 bin 548 araştırma görevlisi toplam 179 bin 685 bilim insanımız var. Sayısal çoğunluk, bilimin gelişmesinde Türkiye'nin küresel sorumluluk aldığını veya çok ciddi bir akademik alt yapısı olduğunu göstermez. Üniversiteler akademik etik değerlere bağlı bilgi üretiyor mu? İntihal, parayla tez yazdırma, yetkinliği tartışmalı tez jürileri, saçma sapan tezlere bonkörce akademik unvan saçılması, aşırma, uydurma, yinelenen makalelerin birden çok bilimsel dergide yayınlanması gibi yollarla akademik kariyer edinme artık sıradanlaştı.
OKUMUŞ CAMBAZ
Antalya, İstanbul, Kuzey Kıbrıs üçgeninde 5 yıldızlı otellerde 3-5 bin liralık yemeli içmeli, hamamlı saunalı, mayolu bikinili, çoğu ilaç niyetine sponsorlu sözde kongreleri de akademik camia uzun zaman önce içselleştirdi. Covid-19 salgınıyla Türk akademisi, bilimsel bilgi üretiminde yeni bir sürece daha girdi. Bilim insanları tasvip etmeseler de çok iyi bildikleri halde sustukları bu ‘kazan kazan' etik dışı sistem, akademiye on-line giriş yaptı. Teknoloji çağında akademisyenlerin bir kongre salonuna tıkılıp, ilkokul çocuğu gibi parmak kaldırıp yoklama alınması gibi bir otoriter denetim elbette öneremem. Ancak ‘Bilimsel Etkinlik' adı altında ulusal ve uluslararası konferans, kongre tertipleyip, bilimi para ve puan karşılığı pazarlayan akademik cambazlar durdurulmalıdır!
ANNEANNE İBANI
Kültür Bakanlığı Yayımlar Daire Başkanlığı'ndan ücretsiz ISBN numarası alan iki-üç akademisyen bir araya gelip, ulusal veya uluslararası on-line kongre yapıyor, yapsınlar. Ama nasıl? Bu kongre, konferans veya sempozyumlara katılan akademisyenler ulusal veya uluslararası olması, sunum gibi bazı kriterlere karşılık para ödüyor. Katılımcı, sunum yapma durumuna göre 500 liradan 5 bin liraya veya 100 ile 300 Euro'ya kadar ücret ödeyip, karşılığında puan topluyor. Kongre tertibini iş güç edinen akademisyenler de var. Akademiyle hiç ilgisi olmayan 85 yaşındaki anneannesi adına hesap açıp, uluslararası bilim kongresi için akademisyenlerden para toplayan bile çıktı. Avusturya, İsveç, Amerika'dan bilim insanları bu durumdan utanıp kongreden çekildi.
BONUS TOPLUYOR
Akademideki sadece bilim insanları değil ulusal uluslararası kongrelerde bu organize işleri yapan eğitim, organizasyon, danışmanlık şirketleri de var. Kongre katılımcılarını müşteri gibi gören akademi tüccarları kurdukları geçici sitelerde kongreyi, “Doçentlik ve akademik teşvik kriterlerini karşılamaktadır” diye aleni pazarlıyor. Bu sözde bilimsel kongrelerde (!) sözlü ve poster sunum yapan katılımcı akademisyenler, akademik yükseltme ve atama kriterlerinde yükselme için bonus gibi puan toplayıp, kolay yoldan ‘doktor, doçent, profesör' kadrolarına atanıyor. Bilimsel denetimden geçmeyen sunumları ve satın alınabilir yetkinlikleriyle bu insanlar Türkiye'yi bilim ve teknolojik kalkınmada dibe çekiyor.
CİDDİ PARALAR
Akademik kongreye katılım için açılan hesap numaralarına kişi başına 1000 liradan 500 Euro'ya kadar para yatırılıyor. Akademisyenler, ‘Ne verirsen ver ama gel' der gibi çağırıyor. Uluslararası kongrede sunum yapan 3 puan, kongre bildirim kitabında yayın 2 puan derken her kongre katılan hocaya da 5 puan kazandırıyor. YÖK Akademik Teşvik Sistemi, bu üstün bilimsel çabaları unvanına göre maddi olarak destekliyor. Profesörün maaşına aylık 789 lira, araştırma görevlisine 555 lira ekleniyor. Akademik teşvikten yararlanan sayısı son 1 yılda 44 binden 140 bin kişiye çıktı. Profesör, doçent olma hayali olmayanlar bile akademik teşvikten para kazanıyor. On-line konferans organizatörü akademisyenler, gün sonunda 5 milyon lira gibi ciddi paralarla konferansı kapatıyor.
ŞABLON BİLİM
Uluslararası kongre pazarlama işlerine ODTÜ ve Boğaziçi gibi köklü üniversiteler itibar etmiyor. Paralı pullu, puan garantili uluslararası kongre işleri Hakkari'den Uşak'a taşra üniversitelerine kaldı. YÖK'ün uluslararası kongre yapma şartı, ‘yüzde 40 yabancı akademisyen' sayısı için Hindistan, Pakistan, Suriye, Bosna Hersek ve Türk Cumhuriyetler'den, Kongre Bilim Kurulu'na hoca topluyorlar. Türk profesör, “Bizi de arayıp, ‘Kaç para istiyorsunuz?' diye sorup, pazarlık yapıyorlar. Amerikalı, İsveçli, Norveçli bilim insanlarına teklif bile edemezler. Öyle ki; 7-8 yıl önceki kongrenin Bilim Kurulu listesini, şablon alıp yeni kongreye ekliyor. Bilim Kurulu'nda adı olup, ölmüş veya emekli olmuş akademisyenler var” diyor. Namuslu akademisyenler ölüm sessizliğini bozmadan, yükseköğretimde akademik çeteler çökertilemez!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Teşekkür ederiz.

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar


  • Murat Bardakçı - Bilim dünyamızın habis uru: İntihal! (HABERTÜRK)

    İNTİHAL, mâlumunuz, bir başkasının eserini “çalmak” demektir.Kelime sözlüklerde her ne kadar “başkasına ait eseri kendisininmiş gibi yayınlama” gibisinden “inceltilmiş” ve “kibar” bir şekilde ifade edilmekte ise de, intihal, basbayağı bir hırsızlıktır. Adamın cebinden parasını çalmakla, birinin evin... DEVAMI>>

  • Dr. Hakan Özdener - Türk Üniversitelerinin Kanayan Yarası: Bilimsel Yayın ve Çalışmalardaki Etik Problemler

    Bugünkü yazımızda ülkemizde bilimin gelişmemesine neden olan engellerin birisi belkide en önemlilerden olan ve Türkiye çıkışlı yayınlara uluslararası alanda duyulan güvensizliğin (en azından temkinli yaklaşılışın) ana nedenlerinden olan “bilimsel çalışma ve yayınlarda” yaygın ve sistematik olarak ya... DEVAMI>>

  • Dr. Şükran Gölbaşı - Ahlaksızlık Kurumsallaşırken

    Bilim ve Gelecek Aylık bilim, kültür, politika dergisi Sayı.72, Şubat 2010 “Üniversitelerinde bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır.”Güngör Mengi’nin (2005) Vatan Gazetesinde çıkan “YÖK'ün borcu” adlı yazısında geçen yukarıdaki ifade, intihalle ... DEVAMI>>

  • Bilkent Asistan: İntihal suç mu?

    ODTU'deki intihal skandalından sonra bir de başımıza Serkan Anılır vakası çıktı. Bu vatandaş da Japonya'da doktora yaparken bakmış bilimde para pul yok; bir iki bilimsel sözcüğü kullanıp sosyete tayfasına parlak konuşmalar yaparak para yapabileceğinin farkına varmış. Kendine güzel bir CV döşenmiş. B... DEVAMI>>

  • Mürsel Sezen - Türkiye´de bir telif macerası...

    >>>Lisans öğrencisinin tezini “aşıran” birisi 10 yıl dekan koltuğunda oturabiliyor. Kulağınıza nasıl geliyor? Balık baştan kokar derler. Üniversitelerde bu emek hırsızlığı zaten aleni yapılıyor. Herkes biliyor, kimsenin umurunda değil! >>>. DEVAMI>>

  • Dr. Ömer Gökçümen - Anlaşılmaz ideolojiler, akademik atıllık ve Türkiye'nin gerçek sorunları (Radikal)

    >>>Diğer tarafta akademik ahlakın temelini oluşturması gereken intihal, bizim akademide bir şekilde sorun olmuyor. Rektörlerden, dekanlara, bir çok intihal iddiası ve kesinleşen intihal olayları bir çok insanın kariyerinde pek bir problem yaratmıyor, mesela. Aynı şekilde, bilimsel arkaplanl... DEVAMI>>

  • Serkan Anılır - Ekşi Sözlük

    59. tokyo universitesi ile olan iliskisi universite tarihinde ilk kez alinmis bir karar ile buyuk olcude bitmistir.130 yildan uzun suredir japonya'nin en saygin egitim kurumu olan tokyo universitesi tarihinde ilk kez vermis oldugu doktora derecesini iptal etmistir.resmi aciklama icin:http://www.u-to... DEVAMI>>

  • Böyle doçentlik görülmedi! (BirGün)

    Eğitim Sen`in YÖK`e ilettiği rapora göre; YÖK Genel Kurulu Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç`in doçentlik tezinde intihal var. Çünkü Özgenç`in doçentlik tezinin esasını Prof. Dr. Hans Achenbach`ın 1974 yılında yayımlamış olduğu `Historische und dogmatische Grundlagen der Strafrechtssystematischen Sch... DEVAMI>>

  • Y. Doç. Dr. Nevzat Artuç - Bilimde İntihal Meselesi

    İntihal ya da aşırma bir bilim adamının karşılaşabileceği en kötü durumdur. Lügatteki tanımı: başkasına ait bir eseri, çalışmayı kendi eseri gibi göstermek demektir. Yani bilimsel hırsızlık da diyebiliriz. Ancak intihal hırsızlıktan çok daha kötü ve vahimdir. Zira normal hırsızlık vakalarında i... DEVAMI>>

  • Bilim Adamları İntihal Mağduru

    Bir kişinin eserinde, başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanmasına tepki gösteren bilim adamları, çoğu meslektaşlarının bu durumda ki yasal haklarından haberdar olmadığını söylüyor. İntihal olayının bilimsel hırsızlık olduğunu vurgulayan ... DEVAMI>>

  • Prof.Dr.Kayhan Kantarlı - BİLİM AHLAKI, KORUNMASI SCI YILDIZLARINA BIRAKILAMAYACAK KADAR KUTSAL BİR DEĞERDİR

    Not: Bu mesajın alıcıları Ekim 2005 deki "Bilim Etiğine Saygı Çağrısı" na imza veren ülke genelindeki yaklaşık 600 öğretim elemanıdır. Mesajın Üniversitelerin kanayan yarası "araştırma ve yayın etiği" nin nasıl kurumsallaştırılabileceği sorusuna yanıt aramak ve bulmak durumunda olan tüm meslakdaşlar... DEVAMI>>

  • İntihal Tartışması (CBT)

    Cumhuriyet Bilim Teknik 12.02.2010Sayın Orhan Bursalı,Derginizde son günlerde yer alan bir yazı da dahil olmak uzere, pek çok intihal (aşırma) tartışmasının, mugalataya, safsataya 1 sığınmadan yapılamadığını üzülerek gözlüyoruz.Bir fikri ya da iddiayı geçersiz kılmak için akıl yürütmek veya deliller... DEVAMI>>

.


.