NEDEN ?

https://plagiarism-turkish.blogspot.com


Yükseköğretimde Gözetim ve Denetim - Yasal Çerçeve ve Uygulamalar -
Devlet Denetleme Kurulu Raporu (2009) lütfen tıklayın
2547 sayılı Kanun’da öğretim elemanlarının disiplin suçlarına ilişkin yapılması düşünülen değişiklikler hakkında Bilim Akademisi’nin raporu (2016) lütfen tıklayın

22 Haziran 2009

Prof. Dr. Rıdvan Karluk - GERÇEK BİLİM İNSANI KİMDİR?1 (Sakarya Gazetesi)

Geçenlerde Çukurova Üniversitesi öğretim üyelerinden değerli meslektaşım Prof. Dr. İbrahim Ortaş ´ın (iortas@cu.edu.tr) bir süre önce yazmış olduğu bir yazıyı bir dostum bana gönderdi. Sanırım benim intihal ( bilimsel hırsızlık) yazılarımdan etkilenmiş olsa gerek. Çünkü,  PLAGIARISM-TURKISH. BLOGSPOT. COM  adresinde Türkiye´de intihaller ile ilgili 9 makalem yayınlanmıştır.
Konu ile ilgili yazılarım üzerine bana çok sayıda belge gelmiştir. Uygun bir zamanda bunları, yorumlarıyla birlikte kitap halinde yayınlamayı düşünmekteyim. Böylece, intihal yaptığı yargı ya da YÖK kararı ile kesinleşen öğretim üyelerinin kimler olduğunu kamuoyunun bilgisine sunacağım.
Temiz bir bilim dünyası için, intihalden arındırılmış eserler üreten bir Türkiye için bu yükün altına gireceğim.
İntihalci öğretim üyelerinden bazıları, Türk atasözündeki gerçeğe uygun davranış içindedirler: "Akıllı hırsız ev sahibini bastırır"
Etrafımızda, kendine bilim adamı diyerek ortalığı kasıp kavuran çok kişi olduğu için, Prof. Dr. İbrahim Ortaş´ın e postasını kendi görüşlerimi de ekleyerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, "bilimsel intihal yapan bir öğretim üyesinin öğrencinin karşısına çıkmaması gerektiğini" belirtmektedir.
Prof. Dr. Teziç bu konuda  şu gerçeğe dikkati çekmektedir: "Ona hocalık görevi yaptırılmamalıdır. Artık  o kişinin bir daha üniversitede kürsüye çıkıp öğrencilere ders verir aşamada olmaması ve HOCALIK KİSVESİ İÇİNDE ÜNİVERSİTEDE BULUNMAMMASI GEREKİR."
Üniversitelerimizde başkalarının ürettiklerini çalıp çırpıp, kendilerinden bir tek cümle koymadan, (hatta bir tek nokta ve de virgül) "kes yapıştır" tekniği kullanılarak üretilen kitaplarla sıfat elde edenler bulundukça, Prof. İbrahim Ortaş´ın yazısı çok daha önem kazanmaktadır.
Toplumumuzda sıkça sorulan soruların başında bilim insanı kimdir sorusu gelmektedir.
Her insan, bilim insanı olur mu? Bence olmaz, olamaz.
Bilimsel bir kurumda olmayan ancak veri üreten, ölçen, tartan kişi bilim insanı olabilir mi?  Tersinden bakarsak, bilim kuruluşunda veri üreten, bilen kişi bilim insanı sayılır mı?
Bilim insanı nasıl bir kişiliğe ve yaşam biçimine sahiptir? Toplum bilim insanını nasıl tanımlıyor? Öğrenciler bilim insanlarını, ders aldıkları hocalarını nasıl görüyorlar veya görmek istiyorlar?
Gerçek bilim insanı çalmaz, çaldırmaz. Çalanlar ile de mücadele eder. Bu mücadelesinde ona köstek olmak isteyenler de çıkabilir. Gerçek bilim insanı hırsızlıkları örtmeye çalışanlarla da mücadele eder.
Hırsızlar ile mücadele eden ve onların yaptıklarını açığa çıkarmaya çalışanların önü daima kesilmeye çalışılır. Nasıl yapsam da bu işi örtsem ya da örtülmesine ufakta olsa bir katkıda bulunsam diye çabalayanlar, Türk toplumunda hırsızlarla mücadele edenlerden maalesef daha çoktur.
İşin örtülmesine çalışanlar eğer toplumda yaygınlaşırsa, o ülkede gidiş kötüdür. "Üniversitelerde bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır" özdeyişini hiçbir zaman unutmamak gerekir.
Prof. Dr. Ortaş´ın yazısına geçmeden önce intihal ne demektir, kısaca tanımını yapalım.
İntihal, (aşırma), bir kişinin eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanmasıdır. İntihal bir tür sahtekarlık ve hırsızlıktır. İntihal genelde bilinçli olarak hızla yükselmek amacıyla yapılır.
Ciddi bir akademik suçtur.
Bilgi çalmak ile kuyumcudan altın çalmak arasında hiçbir fark yoktur. İlki çok daha tehlikelidir. Çünkü, bilgi çalıp yükselenler, ileride bu alışkanlıkların genç nesle de aktarabilirler, aktarmasalar bile kötü örnek olurlar.
Başlıca türleri şunlardır: alıntı ifadeler ve fikirler için kaynak göstermemek, ödünç alınan ifadeleri tırnak içinde yazmamak. Başkalarına ait fikirler alıntı yapılırken, yeni cümlelerle ifade edilseler bile kaynak gösterilmesi gerekir.
Araştırmalarda görülmüştür ki;
- İntihal, daha çok ciddi bir öğretim elemanı kadrosu oluşmamış bölümlerde görülmektedir,
- Usta çırak ilişkisi içerisinde yetişmemiş, ciddi bir ustası olmayan öğretim elemanlarında daha sık rastlanmaktadır,
- İntihalciler  Doğan Cüceloğlu´nun sınıflamasına göre "popüler optimist" karaktere sahiptirler,
- Ciddi bir akademisyen 20-25 yayın ile kendisini kabul ettirmişken, intihalciler çok daha fazla yayın yapmalarına rağmen kendilerini meslektaşlarına kabul ettirememişlerdir,
- İntihalciler, şikayet olması durumunda hemen en adi komplo girişiminde bulunmaktadırlar,
- Ciddi bir bilim insanı, dünya görüşü ve inancı ne olursa olsun aydınlık yüzlü, pozitif enerji veren, ilkeleri olan, sevecen, hoşgörülü ve bir beyefendi/hanımefendi davranışı sergilerken, intihalciler daha çok "yavuz hırsız" davranışı içindedirler.
- İntihalci, intihal kitabını Çince yazılmış eserlerden yararlanarak üretmiştir ama mesleki dil sınavına Japonca´dan girmiştir. Bu, tipik intihalci davranışıdır ve intihal yaptığının delilidir. Çünkü, bilmediğin ve sınavını geçemediğin dilden okuyarak nasıl kitap yazdın diye insana sorarlar.
Genç bilim insanları, eğer bilimsel hırsızlık yapmadan sıfat almak istiyorlarsa, mutlaka Prof. Dr. İbrahim Ortaş´ın yazısını, virgül atlamadan okumalıdırlar.
Prof. Dr. İbrahim Ortaş, bilim adamı niteliği nasıl olmalı diye sormakta ve eklemektedir: Bilim insanın önemli özelliklerinden biri, bağımsız ve özgür kişi olmasıdır. Bilim adamı özgün kişiliği ile her şeyi bir üstüne soran değil, önce aklını ve bilgisini kullanan kişidir.
Kişiliği gelişmiş bilim adamı kendine güvende hisseden, kendi kendini temsil eden kişidir.
Bilim adamı bilim disiplinine bağlıdır ve özgür birey olarak görevini bağımsız yapar. Bilim adamı bilim disiplini dışında hiçbir disipline veya düşünceye  bağlı değildir.
Bilim insanı her türlü zorluğu göze alabilecek kadar cesurdur. Bilim insanı otoriteye karşı düşüncesini söyleme durumunda olduğu için mümkün olduğunca resmi iktidar çerçevesinin dışında kalmayı yeğler.
Bu konuda Giordano Bruno 16. yüzyılda, "Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Karanlık ve aydınlık arasındaki bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım; bundan dolayı her yerde nefretle karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı ve aptal çoğunluğun öfkesine hedef olarak yaşadım" demektedir.
Bilim insanının temel özelliği düşünce üretmektedir.
Bilim insanı bilim yapan ve bu konuda uğraş veren kişidir. Bilim yapan kişi yaptığı işin doğası gereği normal bir meslekten farklı bir uğraşıyı gerektirmektedir. Bilim insanının yaptığı işin öncelikle felsefesinin iyi anlaşılması gerekmektedir.
İşin iyi anlaşılması için kişinin sahip olduğu bilgi birikimi, kültürel alt yapısı,  çabası yanında sahip olduğu zeka türü de önem taşımaktadır.
Bilim adamı ne iş yapar?
Bilimin amacı evreni, içindeki canlı veya cansız nesneleri anlamak ve tanımlamaktır. Bilimin amacına uygun olarak zihinsel yeterliliğe sahip olması bilimin doğal bir sonucudur.
Kişinin bilime nasıl bir anlam yükleyeceği, kimlerin bilim insanı olacağı veya bilim insanının nasıl belirleneceği temelden bilimsel bilgisi ve bilimsel tutumuna bağlıdır.
Diğer bir deyişle adayın nasıl eğitildiği, kişinin yaşama bakış açısı, öngörüleri ve geleceğe ilişkin tutumu da önemli olmaktadır. Temel soru bilimsel tutumunun nasıl belirleneceğidir.
Temiz bir bilim dünyası için, intihalden arındırılmış eserler üreten bir Türkiye için, Prof. Dr. İbrahim Ortaş´ın yazısını Cuma günü sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Teşekkür ederiz.

!

Türkiye yırtıcı, şaibeli, sahte ve fake dergilerde en çok yayın yapan 3. ülke

Predatory journals: Who publishes in them and why? - Selçuk Beşir Demir Dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Elsevier tarafınd...

Predatory journals: Who publishes in them and why?

.....................................................................


...
...
...

* Rastgele Yazılar




.